Konut Kredisi Faizleri Alıcıları Zorlamaya Devam Ediyor
Türkiye’de ipotekli konut satışları, yüksek konut kredisi faizleri nedeniyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Gözler, 12 Mart’ta açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararına çevrildi. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, faizlerde kısa vadede belirgin bir düşüş beklenmediğini belirterek, yüksek kredi maliyetlerinin konut talebini özellikle ipotekli satışlar üzerinde baskıladığını söyledi.
Türkiye’de konut piyasasında finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesi, ipotekli satışlar üzerinde baskı oluşturuyor. Sektör temsilcileri, 12 Mart Perşembe günü açıklanacak TCMB faiz kararının konut piyasası açısından önemli bir gösterge olacağını ifade ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde konut satışları 2026 yılı ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,1 azalarak 111 bin 480 oldu. Aynı dönemde ipotekli konut satışları 20 bin 263 olarak gerçekleşirken, toplam satışlar içindeki payı yaklaşık yüzde 18 seviyesinde kaldı.
Yabancılara yapılan konut satışları ise ocakta yıllık bazda yüzde 20,8 azalarak 1.306 adet olarak kaydedildi. Böylece yabancıların toplam konut satışları içindeki payı yaklaşık yüzde 1,2 seviyesinde gerçekleşti.
Sektör temsilcileri, yüksek faiz ortamının konut kredisi kullanımını sınırladığını ve satışların daha çok peşin veya alternatif ödeme yöntemleriyle gerçekleştiğini belirtiyor.
Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, konut piyasasında ipotekli satışların seyrini belirleyen en önemli unsurun finansman maliyetleri olduğunu vurguladı. Çimen, “Konut kredisi faizlerinin yüksek seyretmesi özellikle krediye dayalı konut alımlarını ciddi şekilde sınırlıyor. Bu nedenle piyasada satışların önemli bir bölümü peşin veya geliştiricilerin sunduğu alternatif ödeme planlarıyla gerçekleşiyor.” ifadelerini kullandı.
Bankaların güncel konut kredisi faiz oranlarının halen yüksek seviyelerde olduğunu belirten Çimen, “2026 itibarıyla bankalarda konut kredisi faizleri aylık yaklaşık yüzde 2,49 ile yüzde 2,99 bandında değişiyor. Bu oranlar, uzun vadeli kredi kullanan alıcılar için aylık taksitleri ciddi şekilde yükseltiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlara göre, söz konusu faiz seviyeleri krediyle konut almayı planlayan kesim için maliyetleri artırırken, birçok alıcı satın alma kararını ertelemeyi tercih ediyor.
Çimen, 12 Mart’ta açıklanacak TCMB faiz kararına ilişkin piyasa beklentilerine değinerek, kısa vadede güçlü bir indirim ihtimalinin sınırlı olduğunu belirtti. Türkiye’de politika faizinin yılın ilk ayında yüzde 37 seviyesine çekildiğini hatırlatan Çimen, “Piyasada mevcut koşullar dikkate alındığında Merkez Bankası’nın bu toplantıda temkinli bir duruş sergilemesi ve faizlerde belirgin bir indirime gitmemesi bekleniyor. Bu da konut kredisi faizlerinin kısa vadede yüksek kalabileceğine işaret ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Çimen, kredi maliyetlerinin yüksek olduğu dönemlerde ipotekli satışların payının gerilediğine dikkat çekerek, “Türkiye’de konut talebi yapısal olarak güçlü. Ancak finansman maliyetlerinin yüksek olduğu dönemlerde ipotekli satışların payı düşüyor ve yatırımcılar daha çok peşin alım veya alternatif finansman modellerine yöneliyor.” dedi.
Konut piyasasında finansman koşullarının iyileşmesinin satışlar üzerinde hızlı bir etki yaratabileceğini belirten Çimen, “Faizlerde kalıcı bir düşüş başladığında konut piyasasında ertelenmiş talebin hızla devreye girmesi mümkün. Özellikle ilk kez konut alacak kesim açısından kredi maliyetleri belirleyici unsur olmaya devam ediyor.” diye konuştu.
Uzmanlara göre, konut kredisi faizlerinde yaşanabilecek olası düşüşler ipotekli satışların yeniden artmasını sağlayabilir. Ancak mevcut yüksek faiz ortamında konut satışlarının daha çok peşin veya alternatif ödeme modelleriyle gerçekleşmesi bekleniyor.
