Sanayide SKDM Uyarınca Elektrikli Isıtıcı ve GES Yatırımları Artıyor
Avrupa Birliği’nin 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), sanayi tesislerinde karbon emisyonlarının ürün bazında hesaplanmasını ve raporlanmasını zorunlu hale getirdi. Bu düzenleme, demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik üretimi gibi sektörlerde faaliyet gösteren ve AB’ye ihracat yapan tesisleri kapsıyor.
Yeni mekanizma, üretim süreçlerinin yanı sıra tesis genelinde kullanılan enerji altyapılarını da denetim kapsamına aldı. Özellikle dolaylı emisyonların önemli kısmını oluşturan ısıtma sistemleri, sanayide dönüşüm sürecinin odağına yerleşti.

SKDM ile birlikte, uyum sağlayamayan sanayi tesislerinde karbon maliyetleri ürün fiyatlarına yansıyarak, Avrupa pazarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor. Bu durum, alıcıların daha düşük karbon ayak izine sahip ürünlere yönelmesine ve doğrudan sipariş kaybına neden oluyor.
Aynı zamanda, SKDM sanayi kuruluşlarında ciddi yatırım ve modernizasyon baskısı doğuruyor. Firmalar, enerji tüketimini azaltmak, verimsiz sistemleri yenilemek ve düşük emisyonlu teknolojilere geçmek zorunda kalıyor. Bu süreçte sadece üretim hatları değil; ısıtma sistemleri, elektrik altyapısı ve üretim prosesleri de denetim altında bulunuyor. Türkiye’de sanayide tüketilen enerjinin yaklaşık %50’sinin verimsiz ısıtma ve soğutma sistemlerinde harcandığı düşünüldüğünde, enerji verimliliği yüksek çözümler kaçınılmaz hale geliyor.
Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi Osman Ünlü, SKDM’nin kapsamlı bir dönüşüm süreci başlattığını şu sözlerle ifade etti: “SKDM denetimleri veriye dayalı raporlama ve doğrulama sistemiyle yürütülüyor. Avrupa Birliği, ürünlerin üretimi sırasında oluşan karbon emisyonlarını ürün bazında hesaplamayı ve düzenli olarak bildirmeyi talep ediyor. Firmalar, üretim sürecinde ortaya çıkan doğrudan emisyonları (yakıt kullanımı ve proses kaynaklı) ile dolaylı emisyonları (elektrik ve ısı tüketiminden kaynaklanan) ayrı ayrı hesaplıyor. Hesaplamalarda üretim hattı, kullanılan enerji miktarı ve üretim süresi temel kriterler olarak esas alınıyor.”
Üretimde ve tesis genelinde kullanılan enerjinin kaynağı, miktarı ve kullanım alanlarına ilişkin detaylı raporlama da isteniyor. Bu nedenle, sanayi tesislerinde güneş enerjisi (GES) yatırımları hızla artıyor.
Sanayide GES yatırımlarıyla birlikte elektrifikasyon eğilimi güçlenirken, elektrikli ısıtıcı pazarında da talep artışı gözleniyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ısıtma sistemlerinde etkin kullanımı, emisyon azaltımı ve karbon maliyetlerinin kontrolü açısından önemli rol oynuyor.
Çukurova Isı, dönüşüm sürecine Goldsun Vega elektrikli ısıtıcı ürünü ile katkı sağlıyor. Özel reflektör teknolojisi sayesinde ampulden çıkan ışınların tamamını cisimlere yönlendirerek ısıtma verimini %28 artıran Goldsun Vega, yüksek yoğunluklu halojen ampul teknolojisi ile standart rezistanslı ısıtıcılara kıyasla %40 daha yüksek verim sunuyor. Bu özellikleriyle enerji tüketimini optimize ederken karbon emisyonlarını ve karbon maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor.
Çukurova Isı, 1991 yılında geniş hacimlerin ısıtılması için dizayn edilen radyant ısıtma sistemlerinin ithalat, pazarlama, satış ve satış sonrası hizmetlerini yürütmek amacıyla kuruldu. 2000’li yıllardan itibaren radyant ve infrared ısıtıcıların üretimini de ekleyen firma, GOLDSUN ve SILVERSUN markalarıyla doğalgazlı radyant ve elektrikli infrared ısıtıcı pazarında öncü çalışmalara imza atıyor.
Türkiye’de radyant ısıtma pazarında %65 pazar payı ile lider konumda bulunan Çukurova Isı’nın ürün portföyünde borulu radyant ısıtıcılar, sıcak hava üreticileri, seramik plakalı radyant ısıtıcılar, stadyum tribün ısıtıcıları, elektrikli halojen ısıtıcılar, doğalgazlı termo-konvektörler, hava perdeleri ve seyyar radyant ısıtıcılar yer alıyor.
Firma, fabrika, depo, hangar, cafe, restoran, spor salonu, cami ve seralar için dayanıklı, ekonomik ve etkili ısıtma sistemleri sunuyor. 81 ildeki geniş bayi ağı ile projelere keşiften projelendirmeye, satıştan devreye almaya kadar komple sistem çözümleri sağlıyor. Gebze’deki fabrikasında yüksek mühendislik anlayışıyla geliştirdiği ürünleri 50’den fazla ülkeye ihraç ediyor.
