DORÇE, karbon ayak izinde tarihi adım attı

07.10.2026
A+
A-
DORÇE, karbon ayak izinde tarihi adım attı

DORÇE, sürdürülebilirlik çalışmalarını uluslararası standartlarla güçlendirmeye devam ediyor. Türkiye modüler çelik yapılar sektöründe Kurumsal Karbon Ayak İzi beyan belgesi ve Ürün Karbon Ayak İzi belgesini alan ilk şirket olan DORÇE, sürdürülebilirlik çalışmalarını ISO standartları doğrultusunda yürütüyor. CDP kapsamında tüm süreçlerini tamamlayan ve Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTİ) için başvuru yapan ilk şirket olduklarını belirten DORÇE Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Çebi Karahan, “Bizim için sürdürülebilirlik ayrı bir kurumsal başlık değil, üretim ve yönetim modelimizin kendisidir” dedi.

Şirket, prefabrik ve modüler yapı sektöründeki üretim faaliyetlerinde çevresel etkilerin ölçülmesi, azaltılması ve sürdürülebilir üretim uygulamalarının geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Faaliyetlerini ISO 14067 Ürün Karbon Ayak İzi, ISO 14064 Kurumsal Sera Gazı Emisyonları ve ISO 14046 Su Ayak İzi standartları kapsamında yürütüyor. Böylece çevresel performansını, üretim süreçleri, kullanılan hammaddeler, su tüketimi ve ürünlerin yaşam döngüsü açısından bütüncül biçimde değerlendiriyor.

Haber Detay

2020 yılı emisyonlarını esas alan çalışmalarıyla başlattığı kurumsal karbon ayak izi yolculuğunda DORÇE, prefabrik modüler çelik yapı sektöründe ISO 14064 Karbon Ayak İzi Beyan Belgesi’ni alan ilk şirket oldu. Ürün tarafında da öncü konumunu sürdüren şirket, standart tip modüler yapı ürünü için ISO 14067 kapsamında Ürün Karbon Ayak İzi çalışmasını tamamladı ve bu belgeye sahip ilk şirket unvanını taşıyor. Doğrulanan sonuçlara göre, şirketin standart tip modüler yapısının karbon ayak izi adet başına 4,52 ton CO₂, birim alan başına ise yaklaşık 215 kgCO₂e/m² olarak gerçekleşti. Londra Enerji Dönüşüm Girişimi’nin (LETI) konut tipi yapılar için esas aldığı sektör ortalaması yaklaşık 850 kgCO₂e/m² düzeyinde bulunuyor. DORÇE’nin değeri bu referansın yaklaşık yüzde 75 altında kalırken, LETI’nin 2030 yılı için öngördüğü 300 kgCO₂e/m² hedefinin de altında yer alıyor.

DORÇE, karbon yönetimini yalnızca enerji tüketimiyle sınırlı tutmuyor; mühendislik optimizasyonu, malzeme seçimi, tedarik zinciri yönetimi, üretim teknolojileri, dijital araçlar, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kullanımını birlikte ele alıyor. Ankara Kahramankazan’daki üretim tesislerinin çatılarında kurulu güneş enerjisi santrali (GES) sayesinde elektrik ihtiyacının büyük bölümünü yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor. Böylece şebeke elektriğine bağımlılığını ve enerji kaynaklı emisyonlarını azaltıyor.

Nature Sustainability dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre beton üretimi, küresel sanayi suyu çekimlerinin yaklaşık yüzde 9’una karşılık geliyor. DORÇE’nin ISO 14046 kapsamında yürüttüğü su ayak izi hesaplamalarında, toplam su tüketiminin yanı sıra üretim süreçlerindeki su verimliliği ve atık su kaynaklı çevresel etkiler de değerlendiriliyor. Şirket, kuru yapım tekniklerine dayanan modüler çelik üretiminin ıslak imalata dayanan betonarmeye kıyasla daha düşük su ayak izi sağladığını belirtiyor ve hesaplamalarını üretimde iyileştirme alanlarını tespit etmek için kullanıyor.

Türkiye’nin prefabrik modüler yapı sektöründe CDP kapsamındaki süreçleri tamamlayarak kaydı onaylanan ilk şirket olan DORÇE, CDP raporlaması ve puanıyla yatırımcılar ve finansman kuruluşları nezdinde iklim şeffaflığı ve güvenilirliği gösteren bir referans oluşturuyor. 2025 yılında toplam 127 trilyon dolar varlığa sahip 640’tan fazla yatırımcı, şirketlerden CDP üzerinden çevresel veri talep ediyor ve finans kuruluşları bu verileri yatırım ve kredi kararlarında değerlendiriyor.

Şirket, sektöründe Bilim Temelli Hedefler Girişimi’ne (SBTi) başvuran ilk şirket olarak da öne çıkıyor. SBTi, şirketlerin emisyon azaltım hedeflerinin küresel ısınmayı 1,5 °C ile sınırlandırma hedefiyle uyumunu değerlendiriyor. Bu bağımsız değerlendirme, şirketlerin iklim hedeflerinin güvenilirliği ve şeffaflığı konusunda finansman kuruluşlarına güven verirken, yeşil finansman araçlarına erişimde de referans oluşturuyor.

DORÇE Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Çebi Karahan, inşaat süreçlerinin çevresel etkilerine ilişkin olarak, “Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ile Küresel Binalar ve İnşaat İttifakı’nın 2024/2025 raporuna göre binalar ve inşaat sektörü, dünyadaki enerji tüketiminin yüzde 32’sinden, küresel CO₂ emisyonlarının ise yaklaşık yüzde 34’ünden sorumlu bulunuyor” dedi. Karahan, binaların işletme enerjisi verimli hale geldikçe, yapı malzemelerinin üretimi, taşınması ve inşaat sürecinde ortaya çıkan “gömülü karbon”un toplam etki içinde daha büyük pay aldığını vurguladı. Çelik üretiminin karbon yoğun bir faaliyet olduğunu ancak Dünya Çelik Birliği (worldsteel) verilerine göre inşaat sektöründeki çeliğin yaklaşık yüzde 85’inin ömrünü tamamladığında geri kazanıldığını ve kullanılan her ton hurdanın yaklaşık 1,5 ton CO₂ emisyonunun oluşmasını önlediğini belirtti.

Sürdürülebilir gelecek için geliştirilmesi gereken yaklaşıma dair Çebi Karahan, “Dünyayı sürdürülebilir kılmak istiyorsak önce binaların üretim biçimini değiştirmek zorundayız. Endüstriyel ve modüler inşaat bu değişimin ta kendisidir. Bina, şantiyede kaynak tüketen bir süreç olmaktan çıkıyor ve fabrikada ölçülebilen, iyileştirilebilen, ömrü bittiğinde yeniden kullanılabilen bir ürüne dönüşüyor” diye konuştu.

DORÇE’nin sürdürülebilir dönüşüm süreci hakkında Çebi Karahan, şunları söyledi: “Dönüşümün ilk ayağını malzeme ve gömülü karbon oluşturuyor. İşletme enerjisi azaldıkça, bir binanın toplam karbonu içinde malzemenin payı giderek büyüyor. Bu nedenle her ürünün gömülü karbonunu ölçüyor, malzeme seçimi ve mühendislikle azaltmaya çalışıyoruz. Ana hammaddemiz çelik, özelliğini kaybetmeden defalarca geri dönüştürülebildiği için ürettiğimiz yapı, ömrünü tamamladığında yıkıntı değil, yeniden kullanılabilir bir hammadde stokuna dönüşüyor. İkinci ayakta karbon, enerji ve su yönetimi yer alıyor. Yenilenebilir enerji kullanımını artırıyor, enerjiyi daha verimli hale getiriyoruz. Karbonu ürünün tüm yaşam döngüsü boyunca, hem fabrikadaki üretim hem de şantiye süreçlerinde takip ediyor, suyu da daha verimli kullanıyoruz. Son beş yıldır karbon ve su ayak izi belgelerimizi yayımlıyoruz. Üçüncü aşamada ise şeffaflık, bilim temelli hedefler ve regülasyonlara hazırlığa odaklanıyoruz. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) kesin dönemi 1 Ocak 2026’da başladı, ülkemizde de İklim Kanunu ile emisyon ticaret sistemi için yasal zemin oluştu. Bu düzenlemeleri bir yük değil, hazırlıklı üreticiyi öne çıkaracak bir rekabet avantajı olarak görüyoruz. GRI standartlarına uygun kurumsal sürdürülebilirlik raporumuzu yayımlıyor, yeşil finansman araçlarını da yatırım planlarımızın bir parçası haline getiriyoruz.”

Çebi Karahan, gelecek vizyonlarına dair, “Hedefimiz sıfırın gücüne inanan bir üretim anlayışıdır. Gelecek nesillere yıkıp yeniden yaptığımız bir dünya değil; söküp taşıyabildiğimiz, dönüştürebildiğimiz ve doğal kaynakları tüketmeden büyüyebilen bir yapı kültürü bırakmak istiyoruz. DORÇE olarak bütün teknolojik ve kurumsal yatırımlarımızı bu mirası mümkün kılmak için gerçekleştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.