Üçay Mühendislik, ısı pompalarında tam mühendislik avantajı sağlıyor
Kış aylarında yükselen ısınma faturaları, tüketicileri daha ekonomik ve verimli ısıtma çözümlerine yönlendiriyor. Bu noktada havadan suya ısı pompaları, yüksek enerji verimliliğiyle ısınma maliyetlerini düşürme potansiyeli sunuyor. Harcadığı 1 birim elektrik enerjisi karşılığında 4 ila 5 birim ısı enerjisi üretebilen bu sistemler, doğru projelendirildiğinde enerji faturalarını 4 kata kadar azaltabiliyor.
Küresel enerji dönüşümü ve yükselen enerji maliyetleri, tüketicileri alternatif iklimlendirme çözümlerine yönlendiriyor. Bu arayışta öne çıkan havadan suya ısı pompaları, harcadığı 1 birim elektrik enerjisine karşılık 4 ila 5 birim ısı enerjisi üreterek ısınma maliyetlerinde 4 kata varan tasarruf potansiyeli sunuyor. Ancak bu yüksek verimlilik potansiyelinden yararlanabilmek için ısı pompasının yalnızca bir cihaz olarak değil, binanın özellikleri ve mevcut tesisatla birlikte ele alınan bir mühendislik sistemi olarak projelendirilmesi gerekiyor.

Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, ısı pompalarında doğru projelendirmenin enerji verimliliği açısından belirleyici olduğunu belirterek şunları söyledi: “Isı pompalarının sunduğu yüksek verimlilik, doğru sistem tasarımıyla birlikte gerçek bir enerji ve maliyet avantajına dönüşüyor. İlk yatırım maliyeti geleneksel ısıtma sistemlerine kıyasla daha yüksek olan ısı pompaları, düşük işletme maliyetleri sayesinde yatırım maliyetini daha kısa sürede karşılayabiliyor. Özellikle doğalgaz altyapısının bulunmadığı veya sıvı ya da katı yakıt kullanılan bölgelerde bu ekonomik avantaj daha belirgin hale geliyor. Ayrıca ısı pompaları, kışın ısıtma, yazın ise soğutma sağlayarak iki farklı ihtiyacı tek sistem üzerinden karşılayabiliyor.”
Ancak en önemli nokta, ısı pompasının kapasitesinin ve sistem bileşenlerinin binanın gerçek ihtiyacına göre belirlenmesi. Cihaz seçiminden önce yapının metrekaresi, tavan yüksekliği, cepheleri, yalıtım durumu ve bulunduğu bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak ısı kaybı hesabının yapılması gerekiyor. Sadece metrekare üzerinden yapılan kapasite seçimi, sistemin gereğinden fazla veya yetersiz kapasitede çalışmasına neden olabiliyor. Bu durum hem elektrik tüketimini artırıyor hem de cihazın çalışma performansını olumsuz etkiliyor.
Zafer Çüman, “Isı pompası uygulamasını yalnızca cihazın montajından ibaret görmek doğru değil. Tesisat debisi, boru çapları, genleşme tankı kapasitesi ve denge kabı gibi sistem bileşenlerinin de projelendirilmesi önemli. Sistemin bütün bileşenlerinin uyumlu çalışması, cihazın verimli ve dengeli şekilde işletilmesine katkı sağlıyor. Bu nedenle ısı pompası yatırımlarında uçtan uca mühendislik yaklaşımının benimsenmesi gerekiyor” dedi.
Mevcut binalarda dönüşüm yapılırken binanın ısıtma altyapısının detaylı şekilde incelenmesi gerekiyor. Özellikle radyatörlü sistemlerde mevcut petek metrajlarının ısı pompasının daha düşük su sıcaklıklarıyla çalışma karakterine uygun olup olmadığı kontrol edilmeli. Hesaplamalarda radyatör kapasitesinin yetersiz olduğu görülürse, petek metrajlarının artırılmasıyla sistemin ihtiyaç duyduğu ısı transferi sağlanabiliyor. Bu nedenle eski binalarda ısı pompası kullanımının mümkün olup olmadığına karar verirken binanın ve mevcut tesisatın teknik özellikleri dikkate alınmalı.
Isı pompası sistemlerinde verimliliği artırmak için yenilenebilir enerji entegrasyonunun yatırımın ilk aşamasında planlanması büyük önem taşıyor. Çatı tipi güneş enerjisi sistemleri (GES) ile birlikte çalışabilecek bir altyapının oluşturulması, ilerleyen dönemde ısı pompasının elektrik ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasına olanak tanıyor. Bu nedenle yalnızca bugünkü ihtiyaçlar değil, yapının gelecekteki enerji altyapısı da dikkate alınarak proje hazırlanmalı.
Son olarak, sistemin doğru şekilde devreye alınması da en az cihaz ve proje seçimi kadar önemli. Kurulum sonrasında cihazın çalışma parametrelerinin üretici kriterlerine uygun şekilde ayarlanması, sistemin performansının korunmasını ve uzun ömürlü çalışmasını sağlıyor. Bu nedenle montaj, devreye alma ve bakım süreçlerinin sertifikalı uzman ekipler tarafından yürütülmesi gerekiyor.
Üçay Mühendislik temelleri 2000 yılında atılan, enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet gösteren bir şirkettir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul’da bulunan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 22’den fazla ilde 35’in üzerinde şube, depo ve showroom ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaktadır.
