Cosentino Türkiye’de lider büyüme fırsatı
İspanya merkezli yüzey çözümleri markası Cosentino, üretimde kullandığı ham maddenin yüzde 70’ini Türkiye’den temin ediyor. Global ölçekte yaklaşık 1,5 milyar avro ciroya ulaşan ve 120 ülkeye ihracat gerçekleştiren şirket, Türkiye’deki faaliyetlerini artan bir ivmeyle sürdürüyor.
Yapı sektörüne sunduğu yenilikçi çözümlerle dikkat çeken Cosentino, Türkiye satışlarını bir önceki yıla göre metrekare bazında yüzde 18 artırdı. Şirket, 2026 yılında metrekare bazında yüzde 24 büyüme hedefliyor.
Mimarlık ve tasarım dünyasına yönelik iç ve dış mekan uygulamalarında yenilikçi yüzey çözümleri geliştiren Cosentino, global ölçekteki güçlü performansını Türkiye pazarındaki büyümesiyle destekliyor. Son beş yılda her yıl ortalama yüzde 4,3 organik büyüme kaydeden şirketin, Orta Doğu ve Asya pazarlarındaki performansı da bu büyümeye katkı sağladı.
Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan, yıllık 13 milyon metrekare plaka üretim kapasitesine sahip olduklarını ve ürünlerinin 120’den fazla ülkeye ulaştığını belirtti. Şensan, “Lüks konut, otel ve üst segment ticari projelere talebin devam etmesi ve yeni ürün lansmanları ile Türkiye satışlarımızı 2025 yılında metrekare bazında yüzde 18 artırdık. 2026’da da yüzde 24 büyüme hedefliyoruz” dedi.
Başta kuvars olmak üzere feldspat ve farklı silika bazlı endüstriyel minerallerin büyük bölümünün özellikle Ege Bölgesi’ndeki rezervlerden temin edildiğine dikkat çeken Şensan, Türkiye’nin grup içinde stratejik bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Şensan, “Ürün geliştirme süreçlerinde kullanılan ham maddelerin yüzde 70’i Türkiye’den temin ediliyor. Özellikle kuvars ve farklı mineral türleri İspanya’ya sevk edilerek Dekton ve Silestone serilerinin üretiminde kullanılıyor. Türkiye, güçlü tedarik altyapısı, gelişmiş proje ekosistemi ve tasarım odaklı yaklaşımıyla grup içinde stratejik bir konumda bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Cosentino Türkiye Ülke Müdürü Alper Şensan, Türkiye’de geçtiğimiz yıl en güçlü büyümeyi dış cephe uygulamaları ile zemin ve duvar kaplamaları kategorilerinde kaydettiklerini belirtti. Otel ve rezidans segmentinde önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 15 büyüme potansiyeli gördüklerini aktaran Şensan, taleplere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Estetik görünümü teknik performansla bir araya getiren ürünler, farklı uygulamalarda giderek daha fazla tercih ediliyor. Lüks projelerde yüksek dayanıklılık, geniş estetik seçenekler ve hijyenik özellikleri sunan seriler öne çıkarken, ticari projelerde estetik ve dayanıklılığı bir arada sunan yüzey çözümlerine yönelik talebin arttığını görüyoruz.”
