Gürültünün Zihne Etkisine Dikkat
Pimapen’in 2021 yılından bu yana hayata geçirdiği “Şimdi Sessizlik Lütfen” projesi, 2026’da mental sağlık odağıyla ikinci fazına başladı. Proje kapsamında yeni bir video serisine başlayan Pimapen, Uzman Psikolog Buse Özdede’nin anlatımıyla gürültünün insan psikolojisi üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor.
Şehirler hiç olmadığı kadar gürültülü. Trafik, kalabalık, dijital ekranlar ve bitmeyen bildirimler… Modern yaşamın görünmez yükü olan gürültü, artık yalnızca bir çevre sorunu değil; yaşam kalitesini, iyi olma halini ve zihinsel dengeyi doğrudan etkileyen küresel bir mesele.

Türkiye’de pencereye adını veren marka olarak konumlanan Pimapen, 2021 yılında başlattığı “Şimdi Sessizlik Lütfen” projesiyle sessizliği sadece bir ürün faydası değil, çağımızın temel yaşam ihtiyacı olarak konumlandırıyor. Proje; bilimsel içerikler, deneyim alanları ve dijital araçlarla etkisini büyütmeye devam ediyor. 2026 itibarıyla projeyi ikinci fazına taşıyan marka, odağını gürültünün mental sağlık üzerindeki etkilerine yöneltiyor.
BİR KAMPANYADAN FAZLASI: STRATEJİK BİR MARKA DURUŞU
Pimapen, en güçlü ürün faydalarından biri olan “ses yalıtımını” yalnızca fiziksel konfor değil, zihinsel iyilik hali bağlamında ele almayı sürdürüyor. 2021 yılında hayata geçirilen “Şimdi Sessizlik Lütfen” projesinin ikinci fazı kapsamında Uzman Psikolog Buse Özdede ile yeni bir video serisine başlayan marka, “Mental Sağlık İçin Şimdi Sessizlik Lütfen” isimli video serisini yayınlıyor.
30 Mart itibarıyla Pimapen’in YouTube kanalı ve sosyal medya hesaplarında yayınlanmaya başlayan bilgilendirme videolarından oluşan seri; gürültünün stres, dikkat dağınıklığı, uyku kalitesi ve kaygı üzerindeki etkilerini farklı başlıklar altında ele alıyor.
Ayrıca https://www.sehrisessizeal.com/ web sitesi üzerinden Türkiye’nin gürültü kirliliği haritasını yayınlayan marka, kullanıcıların kendi yaşam alanlarındaki ses seviyelerini deneyimleyebileceği dijital testler sunuyor. “Gürültü Akademisi” başlığı altında akademisyenlerle hazırlanan içeriklerle konu bilimsel bir perspektife taşınırken, Dünya Çevre Günü’ne özel olarak kurulan “Ses Tecrübe Odası” sessizliği deneyimlenebilir bir farkındalık alanına dönüştürdü. Proje, hayata geçtiği ilk günden itibaren sektörde geniş yankı uyandırdı ve çok sayıda ödüle layık görüldü.
MENTAL SAĞLIK İÇİN ŞİMDİ SESSİZLİK LÜTFEN!
Pimapen, sessizliği bir konfor unsuru olmanın ötesinde; mental sağlığımızı korumamız ve iyi olma halimizi sürdürebilmemiz için temel bir unsur olarak değerlendiriyor. Video serisinin ardından yayına giren “Sakinlik İçin Şimdi Sessizlik Lütfen” isimli yeni kampanya filmi, şehir hayatının görünmez gürültü baskısını çarpıcı bir anlatımla ortaya koyarken izleyiciyi gürültüyü fark etmeye ve durdurmaya davet ediyor.
Kampanya filmi: https://www.youtube.com/watch?v=qHxd-jgG3lQ
“SESSİZLİK, GELECEĞİN EN KIYMETLİ KAYNAKLARINDAN BİRİ”
Ege Profil Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Özlem Eren, projenin vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi: “Pimapen olarak pencereyi hiçbir zaman yalnızca bir yapı elemanı olarak görmedik. Biz pencereyi; yaşam konforunu, enerji verimliliğini ve iç mekan kalitesini belirleyen stratejik bir unsur olarak konumlandırıyoruz. Sessizlik ise bu konforun görünmez ama en güçlü bileşenlerinden biri. Bugün dünyada hava kirliliği kadar gürültü kirliliği de insan sağlığını tehdit ediyor. Gürültü; yalnızca duyduğumuz bir ses değil, fark etmeden taşıdığımız bir stres yükü. Sessizliği yalnızca bir konfor unsuru değil, zihinsel iyilik halinin vazgeçilmez bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Bu nedenle ‘Şimdi Sessizlik Lütfen’ bizim için dönemsel bir kampanya değil, uzun vadeli bir marka vizyonu.”
Eren sözlerine şöyle devam etti: “İkinci fazda odağımızı mental sağlığa taşıyoruz. Çünkü iyi yalıtılmış bir mekan sadece ısıyı değil, zihinsel dengeyi de korur. Ürün geliştirme yaklaşımımızla iletişim vizyonumuzu aynı noktada buluşturuyoruz; daha sakin, daha dengeli ve daha yaşanabilir alanlar yaratmak. Pimapen olarak amacımız, tüketicilere yalnızca bir pencere değil; daha iyi bir yaşam deneyimi sunmak.”
Pimapen Hakkında
Türkiye’de PVC pencere denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Pimapen’in kökleri, 44 yıl önce 1963 yılında Enka Holding bünyesinde PVC boru üretimi amacıyla kurulan Pimaş’a dayanır. 1982 yılında Türkiye’nin ilk PVC pencere sistemini üreterek sektörde öncü bir rol üstlenen Pimapen, bugün “pencereye adını veren marka” olarak anılmaktadır. Köklü geçmişi, güçlü Ar-Ge altyapısı ve yaygın bayi ağıyla yaşam alanlarına yüksek ısı ve ses yalıtımı sunan çözümler geliştiren Pimapen; güven, kalite ve konfor odağında faaliyetlerini sürdürmektedir. Parçası olduğu Ege Profil ve dünyanın ilk üç PVC üreticisinden biri olan Deceuninck’in global gücünü arkasına alan marka, Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda yapı sistemleri alanında güçlü bir konuma sahiptir.
