Schneider Electric yapay zekâ ile binlerce bina maliyeti düşürdü

05.10.2026
A+
A-
Schneider Electric yapay zekâ ile binlerce bina maliyeti düşürdü

Schneider Electric’in araştırmasına göre, yapay zekâ destekli binalar, geleneksel kontrol sistemlerine kıyasla bina genelindeki enerji tüketimini yüzde 22’ye kadar azaltabiliyor. Mevcut ticari enerji tarifeleriyle bina başına yıllık 13.600 ila 49.300 ABD doları tasarruf sağlanabiliyor ve bu tasarruf her yıl tekrarlanıyor. Ayrıca, önlenen karbon emisyonlarının miktarı, yapay zekâ sisteminin kendi karbon ayak izinin 100 katından fazla.

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, bu araştırmayı Climate Week NYC 2026’da yayımladı. Araştırma, kuruluşların işletme maliyetlerini her yıl azaltmasına yardımcı olan bu yaklaşımın, daha geniş bina portföylerinde de uygulanma potansiyeli taşıdığını gösteriyor.

Yapay zekânın çevresel etkilerine ilişkin endişeler artarken, binalar enerji kaynaklı küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 37’sini oluşturarak dünyanın en büyük emisyon kaynakları arasında yer almaya devam ediyor. Schneider Electric’in “İklim için Yapay Zekâ: Bina Optimizasyonunun Enerji ve Karbon Etkisinin Ölçülmesi” başlıklı araştırması, yapay zekâ destekli ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) optimizasyonunun bina genelinde yüzde 7,2 ila yüzde 12,7 oranında ek enerji tasarrufu sağladığını ortaya koydu. Bu, yapay zekânın enerjiyi daha akıllı yöneterek bina sistemleri ve elektrik şebekesi üzerindeki yükü hafiflettiğini gösteriyor.

Araştırmanın diğer önemli bulguları şunlar:

– Bina başına yılda 60 tona kadar karbon emisyonu (59.869 kg CO₂ eşdeğeri) önlenebiliyor. Bu, 2.700 yetişkin ağaç dikilmesinin sağladığı çevresel faydaya denk geliyor.

– Bazı bina senaryolarında yılda 200 MWh’ın üzerinde enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Bu miktar, ortalama tüketim düzeyindeki onlarca evin bir yıllık elektrik ihtiyacını karşılamaya yeterli.

– Yapay zekâ, yalnızca akıllı bina kontrol sistemleriyle elde edilen enerji tasarrufunu iki katından fazlasına çıkarabiliyor.

– Hem bulut hem de uç bilişim tabanlı yapay zekâ uygulamaları, enerji tasarrufu ve karbon emisyonlarının azaltılması açısından önemli faydalar sağlıyor.

Schneider Electric Yazılım ve Hizmetlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Pankaj Sharma, “Bina yönetiminin geleceği, kuruluşların daha önce birbirinden kopuk sistemlerde bulunan verileri ne kadar etkili biçimde bir araya getirdiği ve bağlamlarıyla birlikte değerlendirdiği ile belirlenecek. Mevcut iş sistemlerine eklenen yapay zekâ katmanı, karmaşık verilerden anlamlı içgörüler elde edilmesini ve bu içgörülerin eyleme dönüştürülmesini sağlayarak emisyonları azaltabilir, maliyetleri düşürebilir ve performansı aynı anda iyileştirebilir. Enerji talebi artarken, kuruluşların bu sonuçlar arasında seçim yapmak zorunda kalmadan hepsini birlikte sağlayabilmesi, hem iş hem de sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik önem taşıyacak” dedi.

Araştırma, Avustralya, Hindistan ve ABD’deki farklı bina senaryolarında yapay zekâ destekli HVAC kontrolünün enerji tüketimi, karbon emisyonları ve işletme maliyetleri üzerindeki etkisini değerlendirmek için gerçek koşullarda yürütülen pilot uygulamalarla doğrulanmış bina enerji modellemesini kullanıyor.

Çalışma, dijital bina yönetim sistemlerine eklenen yapay zekâ katmanının, daha önce birbirinden kopuk olan veri kaynaklarını birbirine bağlayabildiğini ve bina koşullarını sürekli analiz ederek HVAC optimizasyonunu gerçek zamanlı olarak otomatikleştirebildiğini ortaya koyuyor. Yapay zekâ, binaların kullanım zamanları ve yoğunluğu, hava durumu tahminleri, ekipman performansı ve diğer operasyonel verilerden yararlanarak binaların daha verimli çalışmasını sağlıyor ve tesis yönetimi ekiplerinin iş yükünü azaltıyor.

Araştırma ayrıca, alanı 100.000 fit kare (yaklaşık 9.290 metrekare) altında olan küçük ve orta ölçekli binaların yapay zekâ destekli optimizasyondan önemli ölçüde yararlanabileceğini gösteriyor. Enerji yönetim sistemleri, bu alanda uzman personele erişimin sınırlı olduğu daha küçük tesisler için uzun süredir karmaşık veya maliyetli kabul ediliyordu. Yapay zekâ, optimizasyonu otomatikleştirip sadeleştirerek gelişmiş bina yönetimini daha erişilebilir hale getiriyor ve böylece küçük binaların enerji tüketimini, işletme maliyetlerini ve emisyonlarını azaltmasını sağlıyor.

Sharma, “Yapay zekâ, enerji verilerinden yararlanma gücünü küçük binaların sahipleri ve işletmecilerine de sunuyor. Bir zamanlar ciddi uzmanlık ve yatırım gerektiren uygulamalar artık daha kolay ve geniş ölçekte hayata geçirilebiliyor. Bu da kuruluşların enerji israfını azaltmasına, maliyetlerini düşürmesine, performansını iyileştirmesine ve güvenle daha akıllı kararlar almasına yardımcı oluyor” diye ekledi.

Schneider Electric hakkında:

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, endüstrilerin, işletmelerin ve yaşam alanlarının elektrifikasyon, otomasyon ve dijitalleşme yoluyla daha verimli ve sürdürülebilir çalışmasını sağlıyor. Schneider Electric teknolojileri; binaları, veri merkezlerini, fabrikaları, altyapıları ve enerji şebekelerini açık ve birbirleriyle entegre ekosistemlere dönüştürerek performansı, dayanıklılığı ve sürdürülebilirliği güçlendiriyor.

Akıllı cihazlardan yazılım tabanlı mimarilere, yapay zekâ destekli sistemlerden dijital servislere ve uzman danışmanlığına uzanan geniş portföyüyle Schneider Electric, 100’den fazla ülkede 160.000 çalışanı ve 1 milyon iş ortağıyla faaliyet gösteriyor. Şirket, dünyanın en sürdürülebilir şirketleri arasında yer alıyor.

www.se.com/tr/tr/