Beyazıt Öztürk’ün Şey Heykeli İGA İstanbul Havalimanı’nda Sergileniyor

22.01.2026
A+
A-
Beyazıt Öztürk’ün Şey Heykeli İGA İstanbul Havalimanı’nda Sergileniyor

Sanatçı Beyazıt Öztürk’ün “Şey” adlı heykel projesi ile “Şeyler” başlıklı, havalimanında unutulan eşyalar sergisi, İGA ART çatısı altında İGA İstanbul Havalimanı’nda sanatseverlerle buluştu.

Dünyanın en yoğun buluşma noktalarından biri olan İGA İstanbul Havalimanı, kamusal alanda sanatı erişilebilir kılma vizyonu doğrultusunda özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Televizyoncu kimliğiyle tanınan ve uzun yıllar ses getiren programlara imza atan sanatçı Beyazıt Öztürk, gündelik hayatın içinden beslenen düşünsel ve estetik yaklaşımını heykel sanatıyla buluşturduğu “Şey” heykeli ile “Şeyler” adlı havalimanında unutulan eşyalar sergisini İGA ART çatısı altında sundu.

Haber Detay

İGA Dış Hatlar Terminali’nde bulunan İGA ART Galeri’deki serginin açılışına sanatçı Beyazıt Öztürk’ün yanı sıra İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, İGA ART Yürütme Kurulu Başkanı Gülveli Kaya ve birçok davetli katıldı.

Havalimanlarının yalnızca birer geçiş noktası değil, insan hikâyelerinin, anıların ve duyguların kesiştiği mekânlar olduğuna işaret eden sergi, gündelik hayat içinde fark edilmeden akıp giden nesnelere ve taşıdıkları hafızaya odaklanıyor. Küratörlüğünü İGA ART Yürütme Kurulu üyesi Marcus Graf’ın üstlendiği proje, yolculuğun fiziksel olduğu kadar düşünsel ve sanatsal bir deneyim olabileceğini hatırlatıyor.

Yıllar boyunca televizyon ekranlarından izleyicilerle buluşan Beyazıt Öztürk, bu kez “sessiz yanını” tanımladığı heykel ve seramik pratiğiyle izleyicinin karşısına çıkıyor. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan sanatçı, televizyonculuk kariyerinin yanı sıra sürdürdüğü plastik sanatlar üretimini İGA İstanbul Havalimanı’nda, binlerce insanın yollarının kesiştiği bir mekânda görünür kılıyor.

Serginin merkezindeki “Şey” adlı heykel, havalimanlarının çoğu zaman fark edilmeyen unsurlarından olan bagaj konveyörünü odağına alıyor ve biçimsel olarak havalimanı içindeki yürüyüş rotalarını kesintisiz bir çizgiye dönüştürüyor. Mekânda düğümlenerek kıvrılan bu çizgi, parmağa bağlanan hatırlatma düğümünün büyütülmüş hâlini çağrıştırıyor.

Sanatçı, terminaldeki insanların gerçek hareketlerinden ilham alarak daha özgür ve bilinmez bir güzergâh oluşturuyor. “Şey” heykeli ve “Şeyler” sergisini kurgularken, konveyör bantlarından geçip gidenlerin değil, orada takılı kalanların, unutulanların peşine düştüğünü belirten Beyazıt Öztürk, şöyle konuştu:

“Çok uzun yıllar mecramız, buluşma yerimiz televizyonlarınız, evlerinizin salonuydu. Ama benim hikâyem aslında plastik sanatlarla başladı… Bu benim ‘sessiz yanımdı’. Şimdi, İGA İstanbul Havalimanı gibi binlerce hikâyenin kesiştiği bir yerde o sessizliği bozmak çok heyecan verici. ‘Şey’ heykeli ve ‘Şeyler’ sergisini kurgularken, bantlardan geçip gidenlerin değil, orada takılı kalanların, unutulanların peşine düştüm. Bu hafızanın atık olmasını kabul edemedim; ben de onları birer başrol oyuncusu yaptım.”

İGA İstanbul Havalimanı CEO’su Selahattin Bilgen, Beyazıt Öztürk’ün eserlerinin izleyiciyi yavaşlamaya, bakmaya ve hatırlamaya davet ettiğini belirterek, “Unutulan nesneler yok olmaz; yalnızca yer değiştirir” düşüncesinin havalimanlarının ruhuyla güçlü bir bağ kurduğunu ifade etti. Bilgen, İGA ART’ın sanatı hayatın tam merkezine taşıma hedefiyle şekillendiğini ve her gün binlerce yolcuya kısa bir sükûnet anı armağan etmeyi amaçladığını dile getirdi:

“İGA İstanbul Havalimanı için sanat; yalnızca müzelerde ya da belirli çevrelerde değil, hayatın tam merkezinde var olmalı… Bugün de bu vizyonun çok kıymetli bir örneğine ev sahipliği yapıyoruz. Anadolu’nun kültürel belleğini, İstanbul’un çok katmanlı kimliğini ve evrensel sanat dilini, dünyanın dört bir yanından gelen yolcularla buluşturmayı çok önemsiyoruz. İGA ART çatısı altında sergilenen bu çalışmalar da her gün bu terminalden geçen binlerce yolcuya kısa bir sükûnet anı armağan ediyor… Bu anlamlı üretimleri bizlerle buluşturan kıymetli sanatçımız Sayın Beyazıt Öztürk’e gönülden teşekkür ediyorum.”

İGA ART Yürütme Kurulu Başkanı Gülveli Kaya ise şu değerlendirmede bulundu:

“Bir insanın ulaşabileceği bütün evrelere ulaşıp, sonrasında heykel gibi ağır bir atölyeye girip üretimlerde bulunmak, ancak sanatçı bir ruhun yapabileceği bir tutumdur. Beyazıt Öztürk’ün bütün elde ettiklerinden sonra plastik sanatlara yönelmesi, buna enerji aktarması, sanatın bilinirliği ve yaygınlaştırılması açısından büyük bir fırsat. Kendi etki alanı içerisinde heykel sanatını görünür kılması, sevdirmesi, aslında İGA ART olarak bizim de yapmak istediklerimizden biri.”

İGA ART çatısı altında hayata geçirilen “Şey” heykeli daimî olarak ziyaret edilirken, “Şeyler” sergisi Nisan ayına kadar ziyarete açık olacak. Kamusal alanda sanatla karşılaşmayı mümkün kılan sergi, İGA İstanbul Havalimanı’nın küresel hareketliliği içinde hafızaya, dikkate ve insan deneyimine dair sessiz ama güçlü bir alan açıyor.