Londra’da Kritik Konut Zirvesi: Türkiye’den Çarpıcı Mesaj

12.02.2026
A+
A-
Londra’da Kritik Konut Zirvesi: Türkiye’den Çarpıcı Mesaj

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 3 Şubat 2026’da Londra’da düzenlediği Konut Forumu’nda konut arzının artırılması, kentsel dönüşüm ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alındı. 25’ten fazla ülkeden 300’den fazla özel sektör lideri, uluslararası yatırımcı ve kamu temsilcisinin katıldığı forumda Türkiye’yi Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı temsil etti.

Forum kapsamında Avrupa Birliği, Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık ülkelerinde erişilebilir, sürdürülebilir ve kapsayıcı konut üretiminin nasıl hızlandırılabileceği, özel sektör ve kamu iş birlikleri perspektifiyle değerlendirildi.

Haber Detay

Konut arzının ölçeklenmesi ve kamu-özel iş birliği
“Gayrimenkulde Kurucular” panelinde konuşan İnanç Kabadayı, konut arzının hızlanmasının yanı sıra doğru planlama, mühendislik disiplini ve finansal sürdürülebilirlik temelinde ölçeklenmesinin kritik olduğunu vurguladı. Erişilebilir konutun genellikle “daha düşük standart” olarak algılandığını ancak gerçek erişilebilirliğin ölçek, verimlilik ve uzun vadeli maliyet yönetimiyle mümkün olduğunu ifade etti. Türkiye’deki başarılı kentsel dönüşüm modeline dikkat çeken Kabadayı, büyük ölçekli projelerde kamu ile kurulan etkin iş birliklerinin planlama süreçlerini hızlandırdığını, riskleri azalttığını ve konutun daha geniş kitlelere erişilebilir olmasını sağladığını belirtti.

Kentsel dönüşüm: sosyal ve ekonomik bir zorunluluk
Kabadayı, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde kentsel dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesi olmadığını; toplumsal güvenin güçlendirilmesi ve şehirlerin uzun vadeli planlama kapasitesinin artırılması için kritik bir politika alanı olduğunu ifade etti. Dönüşüm projelerinde hız ile kalite arasında tercih yapılmaması gerektiğine dikkat çeken Kabadayı, doğru planlama, güçlü finansal yapı ve etkin proje yönetimiyle bu iki hedefin eş zamanlı gerçekleştirilebileceğini söyledi.

Konut arzı, deprem gerçeği ve ekonomik dayanıklılık
“Deprem gerçeğiyle yaşayan ülkelerde konut üretimi sadece arz meselesi değildir. Güvenli yapı üretimi, ekonomik istikrar ve şehirlerin finansal sürdürülebilirliği için temel şarttır. Afet sonrası yüksek kamu maliyetlerini azaltmanın en rasyonel yolu, baştan doğru planlanmış ve mühendislik disiplini yüksek projeler geliştirmektir. Kentsel dönüşüm, ekonomik dayanıklılığı artıran stratejik bir yatırımdır” diye konuştu. Kabadayı, güvenli ve ölçekli konut üretiminin istihdamdan finansmana, yatırım güveninden şehir rekabetçiliğine kadar geniş etkileri olduğunu belirterek, “Konut politikası aslında ekonomik direnç politikasıdır” dedi.

Gerçek erişilebilirlik: teknolojiyle düşen yaşam maliyeti
Kabadayı, modüler üretim yöntemleri, standartlaştırılmış mühendislik çözümleri ve yeşil bina uygulamalarının konut üretiminde verimliliği artırdığını, inşaat süresini kısalttığını ve maliyet baskısını azalttığını söyledi. Enerji verimliliği yüksek tasarım ve dayanıklı malzeme kullanımı sayesinde konutların işletme giderlerinin düştüğünü belirterek, teknoloji odaklı üretim modelinin geliştirici ve kullanıcı açısından sürdürülebilir maliyet yapısı oluşturduğunu kaydetti.

Erişilebilir konutun ekonomisi: ölçek ve finansal sürdürülebilirlik
Erişilebilir konutun fiyat indirimiyle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Kabadayı, “Erişilebilirlik düşük standart anlamına gelmez. Gerçek erişilebilirlik, ölçek ekonomisi ve finansal sürdürülebilirlik üzerine kurulu bir modeldir” dedi. Satış fiyatının tek başına yeterli olmadığını ifade ederek, konutun ekonomik etkisinin yatırım güveni, sermaye akışı ve uzun vadeli şehir dayanıklılığı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kamu-özel iş birliklerinin ölçekli üretimi mümkün kıldığını söyleyen Kabadayı, dengeli finansman modelinin yatırımcı ve kullanıcıyı koruyan yapılar sunduğunu dile getirdi.

Konutun şehir ekonomilerindeki stratejik rolü
Kabadayı, konutun sadece barınma ihtiyacını karşılayan yapı olmadığını; şehirlerin ekonomik dinamizmini, sosyal bütünlüğünü ve çevresel performansını doğrudan etkileyen temel bir yapı taşı olduğunu vurguladı. Geliştiricilerin konut üretimini kısa vadeli hedefler yerine uzun vadeli ve bütüncül bir perspektifle ele almasının önemine dikkat çekti. Akıllı planlama, teknoloji ve sorumlu yatırım anlayışının birleşmesiyle konutun daha güvenli şehirler, düşük yaşam maliyetleri ve güçlü topluluklar yaratma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

EBRD Konut Forumu, Entralon Club tarafından organize edilen Global Real Estate – London Summit 2026 kapsamında uydu etkinlik olarak gerçekleştirildi.