Siemens Türkiye Enerji Verimliliğinde Dijital Dönüşümü Öne Çıkarıyor
Siemens Türkiye, enerji verimliliğini dijital dönüşüm sürecinin merkezine alıyor. Sanayi, altyapı ve binalarda hayata geçirdiği çözümlerle enerjinin daha verimli kullanılmasını destekleyen şirket, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında enerji verimliliğinin iklim kriziyle mücadelede ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekiyor.
Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Dünya, iklim değişikliğinin yarattığı acil sorunlarla karşı karşıya. Dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik bir adım değil, sürdürülebilirlik ve büyüme için önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor” dedi. Gelis, yapay zekâ, IoT, bulut bilişim ve dijital ikiz gibi teknolojilerin operasyonel ve maliyet verimliliğini artırmakla kalmayıp çevresel koşullara gerçek zamanlı uyum sağlayabilen akıllı altyapıların temelini oluşturduğunu belirtti. Siemens Türkiye olarak enerji verimliliğini ve dijital dönüşümü değer zincirinin her aşamasına entegre ettiklerini ve enerji tüketiminin yüksek olduğu sektörlerde gerçekleştirdikleri iş birlikleriyle katkı sunduklarını ifade etti.
Enerji verimliliği ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlik açısından önemine değinen Gelis, “Sürdürülebilirlik alanındaki en büyük risk, teknoloji eksikliği değil; kısa vadeli düşünme ve karar alma alışkanlıklarıdır. Hükümetlerin, endüstri ve kurumların karbon salımını azaltmaya, kaynakları daha verimli kullanmaya ve belirsizliklere dayanıklı yapılar geliştirmeye odaklanması gerekir” dedi. Gelis, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ‘2030 vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin enerjisini verimlilikle büyütme’ hedefinin dijitalleşmenin dönüşümü hızlandıran güçlü bir araç olduğunu gösterdiğini belirtti.
Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik için önemli fırsatlar sunduğunu ancak aynı zamanda zorlukları da beraberinde getirdiğini vurgulayan Gelis, altyapı sistemlerinin eski olması ve dijital teknolojilerle entegrasyon zorlukları, veri bütünlüğü ve güvenilirliğinin sağlanamaması, dijital yetkinliklere sahip insan kaynaklarının sınırlılığı, yatırım boşlukları ve kısa vadeli finansal yaklaşımların süreci yavaşlattığını söyledi. Ayrıca veri sistemlerinin bütünleşmemesi, veri silolarına yol açarak dijital dönüşümün potansiyelinin tam olarak kullanılamamasına neden oluyor. Bu süreçlerin veri gizliliği, siber güvenlik ve etik yapay zekâ gibi alanları kapsayan güçlü bir yönetişim anlayışıyla desteklenmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
Gelis, “Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan; değişime en çok uyum sağlayabilen hayatta kalır” sözünün dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yolculuğunun özünü yansıttığını ifade etti. Dijital dönüşümün sadece teknoloji yatırımıyla kalıcı etki yaratmayacağını, ölçülebilirlik, sahiplenme ve hesap verebilirlik olmadan sürdürülebilir sonuçlara ulaşılamayacağını söyledi.
Geçtiğimiz yıl Siemens Türkiye, hem kendi operasyonlarında hem müşterilerinde önemli kazanımlar elde etti. Şirket, 2025 yılında müşterilerinin operasyonlarında 148 bin tCO2-eşdeğer emisyon azaltımına katkı sağladı. Ayrıca enerji verimliliği projeleriyle müşterileri için 448 enerji tasarrufu önlemi hayata geçirerek 21,72 milyon avroluk tasarruf potansiyeli oluşturdu. Şirket, 2009’dan bu yana sürdürdüğü Sertifikalı Enerji Yöneticisi eğitimleriyle enerji verimliliği alanında nitelikli insan kaynağının gelişimine de destek oluyor.
Siemens Türkiye, enerji tüketimi yüksek sektörlerdeki iş birlikleriyle de enerji verimliliği ve dijital dönüşümü destekliyor. Yıldız Holding bünyesindeki Continental Confectionery Company (CCC) ile yürütülen projede, Çorlu’daki üretim tesisinde soğutma sistemlerinin dönüşümü Enerji Performans Sözleşmesi (EPS) modeliyle gerçekleştiriliyor. Dijital ikiz teknolojileriyle sistemlerin izlenip yönetildiği projede enerji tasarrufu ve operasyonel verimlilik artırılıyor. Petrokimya sektöründe ise SOCAR Türkiye ile iş birliği kapsamında Petkim’in Aliağa tesislerinde enerji altyapısı modernize ediliyor. Elektrik altyapısının yenilendiği ve dijital izleme–kontrol sistemleri kullanıldığı çalışmalarla enerji kayıplarının azaltılması, güvenliğin artırılması ve üretim süreçlerinin verimliliğinin yükseltilmesi hedefleniyor. Uzun süreli bu iş birliği, ağır sanayide dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik için örnek uygulamalar arasında yer alıyor.
Kardemir’de gerçekleştirilen elektrifikasyon, otomasyon modernizasyonları ve dijital enerji yönetimi çözümleriyle üretim süreçlerinde verimlilik artarken, kesintisiz ve güvenli enerji sağlanması da desteklendi. Bu çalışmalar, demir-çelik sektöründe dijitalleşmenin etkisini güçlü şekilde gösteriyor.
Entegre ağaç sektöründe Starwood Orman Ürünleri ile yürütülen enerji verimliliği projesi üretim süreçlerinde verimlilik ve dijitalleşmeyi bir araya getirirken, makine imalatı alanında Mert Makina ile iş birliği otomasyon ve dijital çözümlerle üretim performansını artırıyor. Dijital izleme ve kontrol sistemleri destekli bu çalışmalar, sürdürülebilir ve verimli üretim süreçlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
