Turizmde Yeni Dönem: Karma Projelerde Beklenen Değişim Neyle Gelecek

11.02.2026
A+
A-
Turizmde Yeni Dönem: Karma Projelerde Beklenen Değişim Neyle Gelecek

Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026’da konuşan Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe, turizm ve gayrimenkul yatırımlarında tek segmente dayalı modellerin yerini, bağımsız yaşam, sağlık turizmi ve deneyim odaklı varlıkları bir araya getiren karma projelerin aldığını vurguladı. Euro Bölgesi’nde 65 yaş üzeri nüfusun harcamalarının hızla arttığını belirten Demirpençe, bu kitlenin “bakım” değil, yüksek hizmet standartlarına sahip, premium bir yaşam tarzı yani “İkinci Yetişkinlik” talep ettiğini ifade etti.

Bu dönüşümün somut örneklerinden birinin Akfen GYO’nun Florida’da geliştirdiği bağımsız yaşam modeli olduğunu söyleyen Demirpençe, yıl boyu talep yaratan, uzun süreli konaklamalarla öngörülebilir nakit akışı sağlayan bu yapının yatırımcılar için güçlü bir alternatif sunduğunu belirtti.

Haber Detay

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından Four Seasons Hotel Bosphorus’da düzenlenen Turizm Yatırım Forumu (TIF) 2026, turizm sektörünün önde gelen temsilcileri ile yatırımcıları bir araya getirdi. Bu yıl 5’incisi gerçekleşen forum, turizm yatırımlarının bugünü ve geleceğini ele alan panellerle başladı.

Forumdaki “Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?” başlıklı panelde Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe, finansal inovasyon, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının turizm ve gayrimenkul yatırımlarındaki belirleyici rolüne dikkat çekti.

Yatırımcıların artık tek bir turizm segmentine odaklanmak istemediğini belirten Demirpençe, Independent Living (Bağımsız Yaşam), sağlık turizmi ve deneyim odaklı varlıklardan oluşan karma projelerin, portföyleri piyasa dalgalanmalarına karşı daha dirençli hale getirdiğini ifade etti.

Euro Bölgesi’nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamalarının diğer yaş gruplarına kıyasla daha hızlı arttığını vurgulayan Demirpençe, bu grubun “bakım” odaklı değil, premium bir yaşam tarzı talep ettiğini söyledi.

Bu yeni talebin, otel gibi görünen ancak kalıcı konutlar olarak işleyen, yüksek hizmet seviyesine sahip yaşam alanlarına yönelimi beraberinde getirdiğini anlatan Demirpençe, Bocconi Üniversitesi ve Allianz’ın 2025 raporuna göre, “Silver Economy” (50 yaş ve üzeri nüfus) küresel GSYH’nin %34’ünü ve tüketim harcamalarının yarısını oluşturduğunu belirtti. Euro Bölgesi’nde 65 yaş ve üzeri nüfusun harcamalarının hızla arttığını tekrarlayan Demirpençe, bu bireylerin premium yaşam tarzı aradığını ifade etti.

İspanya ve Portekiz’de bu yaklaşımın turizm altyapısıyla başarıyla birleştiği örnekler bulunduğunu söyleyen Demirpençe, Akfen GYO’nun Florida’da geliştirdiği bağımsız yaşam projesinin de bu kesişimin somut örneklerinden biri olduğunu aktardı. Demirpençe, “Mevsimselliği ortadan kaldıran yıl boyu talep, uzun süreli konaklamalar sayesinde öngörülebilir nakit akışları ve sadece oda gelirinin ötesinde hizmet odaklı gelirler sağlıyor” dedi.

Türkiye’nin iklim avantajı, sağlık altyapısı, doğal zenginlikleri ve güçlü havayolu ağıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Demirpençe, atıl durumdaki otel varlıklarının profesyonelce yönetilen ve devredilebilir kullanım haklarına sahip birimlere dönüştürülebileceğini söyledi. Bu yaklaşımın döviz bazlı gelir ve istikrarlı operasyonel kalite sunan uygulanabilir bir yatırım modeli olduğunu belirtti.

Günümüzde GYO’ların yalnızca gelir getiren varlıkların sahibi olmadığını söyleyen Demirpençe, bu yapıların ekonomi için uzun vadeli değer üreten platformlara dönüştüğünü ifade etti. Uzun vadeli değer yaratmanın kentsel gelişimin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı.

Bu yaklaşımın güçlü bir örneği olarak Kadıköy’de hayata geçirilen Terminal Kadıköy projesini gösteren Demirpençe, projenin güçlü bir rejenerasyon yaklaşımıyla geliştirildiğini belirtti. Akfen GYO tarafından hayata geçirilen Terminal Kadıköy, canlı ve turistik bir kentsel bölgenin merkezinde yer alıyor. Demirpençe, projenin sağlam ve sürdürülebilir bir ticari yapı üzerine kurulduğunu ve ticari fizibilitesinin yanı sıra güçlü sosyal ve mekânsal değerler yarattığını vurguladı.