Yaşlı Dostu Konutlarda Yaşam Boyu Kullanılabilirlik Ön Planda
Türkiye’de ve dünyada yaşam süresinin uzaması, konut politikalarını ve mimari yaklaşımları yeniden gündeme taşıyor. Artan nüfusla birlikte konut ihtiyacı sayısal olarak büyürken, bu konutların farklı yaş gruplarının değişen ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanması giderek daha kritik hale geliyor. Uzmanlar, özellikle ileri yaş dönemini kapsayan “yaşlı dostu konut” yaklaşımının önümüzdeki yıllarda konut üretiminde önemli bir başlık olacağına dikkat çekiyor. Buna göre 50 yaş ve üzeri yetişkinlerin yaklaşık %75’i, yaşamlarını mümkün olduğunca kendi evlerinde sürdürmek istiyor. Bu durum, konut tasarımında sadece erişilebilirlik ve güvenlik değil; yaşam boyu kullanılabilirlik, bağımsız yaşam ve sosyal bağları koruyan bütüncül bir mimari yaklaşımın önemini artırıyor.
Aura Design Studio, yaşlı dostu konut kavramını “yaşam boyu kullanılabilir konut” yaklaşımıyla ele alıyor. Bu anlayış, konutun bireyin yaşamı boyunca değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamasını ve farklı yaş gruplarını ayrıştırmadan birlikte yaşamı desteklemesini esas alıyor. Doğru planlanmış konutlar yalnızca fiziksel konfor sunmakla kalmayıp, bireyin bağımsız yaşamını sürdürmesine olanak tanıyor, psikolojik güveni güçlendiriyor ve sosyal kopuş riskini azaltıyor. Böylece konut, barınma işlevinin ötesine geçerek bireyin yaşamla kurduğu ilişkinin mekânsal altyapısına dönüşüyor.

Ekonomik ve Toplumsal Bir Yatırım Alanı
Esnek planlama anlayışıyla tasarlanmış ve farklı yaşam senaryolarına uyum sağlayabilen konutlar, sadece kullanıcılar için değil, kentler ve ekonomi açısından da uzun vadeli değer üretiyor. Kısa sürede işlevini yitiren konut tipolojileri ilerleyen yıllarda yüksek dönüşüm maliyetleri yaratırken, yaşam boyu kullanılabilir konutlar piyasa değerini daha uzun süre koruyor. Ayrıca bireyin kendi evinde, çevresiyle bağını koparmadan daha uzun süre yaşayabilmesi, sağlık ve sosyal hizmetler üzerindeki kamusal yükün azalmasına katkı sağlıyor.
“İyi Mimarlık, Yalnızca Bugünü Değil Yarını da Düşünür”
Aura Design Studio, yaşlı dostu konutları ayrı bir uzmanlık alanı olarak değil, çağdaş mimarlığın doğal gereği olarak görüyor. Filiz Cingi Yurdakul, bu yaklaşımı şu sözlerle özetliyor: “İyi mimarlık yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermekle yetinemez. Ömürlerin uzadığı bir dünyada, mimarlığın sorumluluğu daha fazla konut üretmek değil; yaşamın her evresinde kullanıcıya eşlik edebilecek doğru mekânları tasarlamaktır.”
Aura Design Studio Hakkında
Aura Design Studio, mimarlık, bilim ve sanatın kesişiminde yenilikçi çözümler geliştiren disiplinler arası bir tasarım stüdyosudur. Etik değerler, çevresel duyarlılık ve kullanıcı deneyimini merkeze alan yaklaşımıyla yalnızca yapılı çevreyi değil, yaşam biçimlerini dönüştürmeyi hedefler. Stüdyo, doğadan ilham alan, insana dokunan ve zamana karşı dirençli bir mimarlık dili geliştirmeyi sürdürmektedir.
