Mimarlık Tarihçisi Dr. Chen-Yu Chiu: Türk mimarlık öğrencileri için bir umut olduğunu görüyorum

29.03.2024
A+
A-
Mimarlık Tarihçisi Dr. Chen-Yu Chiu: Türk mimarlık öğrencileri için bir umut olduğunu görüyorum

Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor’da, Prof. Dr. Abdi Güzer, Mart ayı söyleşisinde Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde inşa edilen Reyhanlı Dünya Vatandaşları Merkezi’nin kurucusu ve aynı zamanda gönüllü mimarı Dr. Chen-Yu Chiu’yu ağırladı. Halen merkezdeki direktörlük görevinin yanı sıra Bilkent Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde ders vermeye devam eden Dr. Chen-Yu Chiu, mimari bakış açısını ve deneyimini genç mimar adayları ile paylaştı. Türk mimarlık öğrencileri ilgili deneyimleri anlatan Dr. Chen-Yu Chiu, “Türk mimarlık öğrencileri için bir umut olduğunu görüyorum. Reyhanlı’daki merkezi, öğrencilerimin çabası ve katkısı ile tamamladık. Onların desteği olmadan hiçbir şey yapamazdım. Merkezin inşaatında hiçbir şey beklemeden gönüllü olarak çalıştılar. İşte Türk mimarisinin umudu bu” dedi.

Kalebodur’un, mimarlık sektörünün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla 2013 yılında hayata geçirdiği “Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor” söyleşi programı, sektörün başarılı isimleri ile mimar adaylarını buluşturmaya devam ediyor. Prof. Dr. Celal Abdi Güzer’in sunduğu ‘Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor’ programının Mart ayındaki konuğu ise; Tayvanlı Mimarlık Tarihçisi Dr. Chen-Yu Chiu oldu.

Lisans eğitimini Tayvan’daki Chung Yuan Christian Üniversitesi’nde bitiren Dr. Chen-Yu Chiu, Columbia Üniversitesi’nde yüksek lisans ve Melbourne Üniversitesi’nde doktora programını tamamladı. Bilkent Üniversitesi’nde ve Münih Teknik Üniversitesi’nde mimarlık tarihçisi, sergi küratörü/koordinatörü, yarışma organizatörü ve akademisyen olarak çalışmaya devam eden Dr. Chen-Yu Chiu, Suriye iç savaşının ardından Türkiye’ye sığınan mülteciler için Hatay’da önemli bir projeyi hayata geçirdi. Türk ve Suriyeli vatandaşlar arasındaki sosyo-kültürel bağı güçlendirme amacıyla Reyhanlı ilçesinde inşa edilen Reyhanlı Dünya Vatandaşları Merkezi’nin kurucusu ve gönüllü mimarı olan Dr. Chen-Yu Chiu, 2020 yılında tamamladığı merkezde halen direktör olarak çalışmaya devam ediyor.

“İki ülkeyi ayıran beton blokları herkesi bir araya getiren bir merkez için kullandık”

Reyhanlı Dünya Vatandaşları Merkezi’nin hayata geçirilmesi süreci hakkında bilgi veren Dr. Chen-Yu Chiu, şunları söyledi:

“20 yıldır kendimi akademik bir mülteci gibi görüyorum. Eğitimi sürdürürken, dünyayı görmeye ve farklı insanlarla tanışmaya, farklı yaşam tarzlarını anlamaya çalışıyorum. 7 yıl önce de Bilkent Üniversitesi Mimarlık Bölümü, tarih ve eleştiri alanında profesörlük ilanı açtı. Ben de başvurdum ve Bilkent Üniversitesi’nde çalışmaya başladım. Bu süreçte Tayvan Hükümeti de Reyhanlı’da bir entegrasyon projesi inşa etmek istedi. Mimar bulunamayınca ben de mimarlık tarihçisi olarak, daha önce hiçbir şey tasarlamadığım halde bunu kabul edip, çalışmaya başladım. Sahip olduğum birikim ve öğrencilerimin de destekleriyle birlikte proje üzerinde çalışmaya başladık. Merkezin inşasında sınırda iki ülke arasında duvar görevi gören beton blokları kullandık. İki ülkeyi ayıran duvarı, herkesi bir araya getiren bir merkez için kullandık. Bu açıdan inşa ettiğimiz tesis, aynı zamanda çok önemli bir mesaj da içeriyor. Reyhanlı Belediyesi ve yerel hakla iş birliği içinde bu merkezi tamamladık. Ben de Reyhanlı’ya yerleştim ve ömür boyu da bu merkezde gönüllü olarak çalışmaya devam etmek istiyorum.”

“Tüm dünyadaki mimarlık eğitimlerinde problemle ve kısıtlamalar var”

Mimarlık Tarihçisi olarak, akademik çalışmaları için pek çok ülke dolaştığını belirten Dr. Chen-Yu Chiu, “Hepimiz üniversitelerde hocalık yapıyoruz. Bana göre, tüm dünyada mimarlık eğitimlerinde bazı problemle ve kısıtlamalar var. Birincisi, dar görüşlü bir profesyonellik ile yapılıyor. Biz mimarız, ev tasarlamalı ve sonra inşaatı denetlemeliyiz. Ama asla paranın nereden geldiğini, araziyi nasıl alacağımızı düşünmemeliyiz. İkincisi de bir tür bencilik. Bunun bilimsel faydacılık olduğunu söylemeliyim. En iyi üniversiteye girmek istiyoruz. Bu alacağımız maaşla bağlantılıdır. Eğitim, her şeyin skorla, sayıyla ilgili olduğu anlamına geliyor. Anlamlı bir şeyi yapmayı düşünmek yerine, skorun peşindeyiz. Yüksek puan, yüksek miktarda para demek. Üçüncü şey ise, kapitalist tüketimciliğin acımasızlığı. Biz sadece parası olana, gücü olana hizmet ediyoruz. Peki, para ve gücü olmayana kim hizmet edecek?

İnsanlar olarak, giderek bölünen bir toplumda yaşıyoruz. Hayat hiçbir zaman adil olmadı. Mimarlık eğitimimizde ne yaptık ya da ne yapmalıyız? Mimar; politikacılarla, medya ile nasıl pazarlık yapmalı? Bütün bunları temel mimarlık eğitimimizde öğretmedik. Bize, kim ödeme yaparsa ona hizmet ediyoruz. Oysa, mimarların paraya ve güce değil, insanlara hizmet etmesi gerekiyor. Ben, hocalarımdan da böyle öğrendim. Bir mimarın yapması gereken budur ve ben gelecek genç mimarların bunu anlayacağına inanıyorum” diye konuştu.

“Depremde Hatay’daydım, hayatımda böyle bir kayıp görmedim”

Hatay’da da büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli deprem ile ilgili düşüncelerini de dile getiren Dr. Chen-Yu Chiu, şöyle devam etti:

“Deprem sırasında merkezin çalışmaları için Hatay’daydım. Hayatımda böyle bir kayıp, yıkım görmedim. Depremden önce Reyhanlı’da 150 bin Suriyeli mülteci vardı. Depremden sonra 200 bin mülteci daha geldi. Bizler hayatta kaldık. Buradaki çalışmalarım sırasında Antakya’ya defalarca gittim ama artık Antakya diye bir yer yok. Yarın ne olur bilemem ama en azından elimizden geleni yapalım dedim. Deprem sabahı merkezi açtık ve kimse bize bir şey yapmamızı emretmeden çalışmaya başladık. Öncelikle hayatta kalanları merkeze yerleştirmeye başladık. Bölgedeki deprem felaketinde hayatta kalan 2 bin kişiyi merkezde ağırladık. Yaptığımız bu merkez her zaman açık olacak ve yardıma ihtiyacı olan herkesi barındıracak. Özellikle de dezavantajlı kadınlar ve çocuklar için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”

“Reyhanlı’daki merkezi öğrencilerimin ile birlikte tamamladık”

Türk mimarlık öğrencileri ile ilgili deneyimlerini de anlatan Dr. Chen-Yu Chiu, “Burada bir umut olduğunu görüyorum. Reyhanlı’daki merkezi Bilkent Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde ders verdiğim öğrencilerim ile birlikte yaptık. Öğrencilerimin destek ve katkıları olmadan ben hiçbir şey yapamazdım. Onlar, bölgede yaşanan zorluklara ve tehlikeye rağmen hiçbir karşılık beklemeden gönüllü olarak çalıştılar. Hep birlikte yerel halkın ve idarecilerin de destekleri ile bu merkezi hayata geçirdik. Öğrencilerimin bu çabaları beni de etkiledi. Bur umut var diyorum çünkü, Türk mimarisinin umudu bu genç mimarlık öğrencileri” şeklinde konuştu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.