Kullanıcı Yorumları Mobilya Sektöründe Büyük Önem Taşıyor
Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED), Türkiye’deki mobilya tüketici davranışları, beklentileri ve geleceğe yönelik eğilimlerini ortaya koyan “Türkiye Mobilya Sektörü Tüketici Eğilimleri ve Beklentileri Araştırması 2026” sonuçlarını açıkladı. NielsenIQ tarafından 16 Haziran-13 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma, 12 istatistiki bölgedeki 26 ilde, 25-55 yaş aralığında ve mobilya satın alma kararında etkili olan 1.600 tüketiciyle online görüşmeler yoluyla yapıldı.
Araştırma, tüketicilerin mobilyayı sadece zorunlu bir ihtiyaç olarak değil, konfor ve yaşam kalitesini belirleyen önemli bir harcama alanı olarak gördüğünü gösterdi. Fiyat, kalite, ödeme seçenekleri, dijitalleşme ve müşteri deneyimi satın alma kararında giderek daha fazla önem kazanıyor.

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, mobilya sektörünün artık sadece üretim gücüyle değil, tüketicisini doğru okuyabilme yeteneğiyle de rekabet ettiğini belirtti. Güleç, araştırmanın tüketicinin değişen beklentilerini, satın alma motivasyonlarını, ödeme sistemlerini, kampanyalara bakışını ve dijitalleşen alışkanlıklarını kapsamlı şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Ayrıca, taksit beklentileri konusunda tüketici ile mevcut yasal uygulama arasındaki farkın önemli olduğunu ifade etti.
Araştırmaya göre, tüketicilerin %90’ı mobilya satın almadan önce fiyat karşılaştırması yapıyor. Ancak %84’ü ürün kalitesinin fiyatından daha belirleyici olduğunu düşünüyor. Uzun yıllar kullanılacak ürünlere yüksek fiyat ödemeye hazır olanların oranı %79 iken, aynı ürünü daha uygun fiyata bulursa marka değiştirebileceğini belirtenlerin oranı %81 olarak kaydedildi. Satın alma kriterlerinde dayanıklılık %44 ile ilk sırada yer alırken, bütçeye uygun fiyat %42, konfor ve kullanışlılık %41, kolay temizlenebilirlik %38 ve malzeme ile işçilik kalitesi %34 oranlarında önem taşıyor.
Araştırma, mobilyanın tüketicilerin harcama önceliklerinde otomobili geride bırakarak üçüncü sıraya yerleştiğini ortaya koydu. Ev satın alma %44 ile ilk sırada, eğitim harcamaları %15 ile ikinci sırada yer alırken, mobilya %13 ile üçüncü, otomobil satın alma ise %9 ile dördüncü sırada kaldı. Güleç, mobilyanın ev ve eğitimin hemen ardından gelmesinin önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
Mobilya satın alma kararının en güçlü nedeni ise mevcut mobilyaların eskimesi olarak öne çıktı. Son bir yılda mobilya alanların %37’si bu gerekçeyi belirtirken, %29’u daha modern bir yaşam alanı oluşturmak, %27’si ise daha konforlu bir yaşam alanı için mobilyasını değiştirdi. Önümüzdeki bir yıl içinde de mobilya yenileme talebinin %34’ü eskime nedeniyle olacak. Tüketicilerin evlerinde yaratmak istedikleri ortamda konfor %58, huzur %53 ve düzen %50 ile ilk üç sırada yer aldı.
Araştırma, ödeme koşullarının mobilya talebinde kritik rol oynadığını gösterdi. Tüketicilerin %53’ü alışverişlerini kredi kartına taksitli gerçekleştiriyor. Ortalama uygun bulunan taksit süresi 12 ay olup, aylık ödenebilir taksit tutarı yaklaşık 16 bin 600 TL seviyesinde bulunuyor. Güleç, mevcut 9 aylık yasal taksit sınırının tüketici beklentilerinin gerisinde kaldığını belirterek, taksit sürelerinin artırılmasının kaliteli mobilyaya erişimi kolaylaştıracağını ve iç pazardaki talebi destekleyerek ekonomiye katkı sağlayacağını ifade etti.
Kampanya tercihlerinde ise tüketicilerin %53’ü indirim kampanyalarını, %50’si ödeme seçenekleri ve taksit avantajlarını cazip buluyor. Eski mobilyayı yenisiyle değiştirme kampanyaları ve ücretsiz teslimat ile montaj seçenekleri %40 oranında tercih ediliyor.
Alışveriş yolculuğunda önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Tüketicilerin %94’ü mobilya araştırması yaparken en az bir dijital kaynaktan, %70’i ise fiziksel kaynaklardan yararlanıyor. Dijitalde markaların kendi internet siteleri %45 ile ilk sırada yer alırken, online alışveriş uygulamaları %37 ve online alışveriş siteleri %35 oranında kullanılıyor. Fiziksel kaynaklarda ise markaların kendi mağazaları %54 ile öne çıkıyor.
Satın alma kararında en etkili kaynak kullanıcı yorumları ve videoları oldu. Tüketicilerin %59’u kullanıcı deneyimlerini en güvenilir referans olarak görüyor. Birlikte yaşanan kişilerin görüşleri %57, arkadaş ve sosyal çevre %44 oranında etkili bulunurken, influencer içeriklerinin etkisi %14 seviyesinde kaldı. Satın alma isteğini artıran içeriklerde de kullanıcı yorumları ve videoları %68 ile ilk sırada yer aldı.
Araştırma, yapay zekâ kullanımının mobilya alışverişinde giderek arttığını gösteriyor. Tüketicilerin %21’i mobilya alışverişinde yapay zekâdan destek alıyor. Yapay zekâ kullananların %59’u dekorasyon önerisi, %57’si fikir alma ve oda görselleştirme, %53’ü ürün önerisi, %49’u ise fiyat karşılaştırma amacıyla bu teknolojileri kullanıyor. Güleç, yapay zekânın henüz ana akım alışveriş kanalı olmasa da tüketicinin karar yolculuğunda yeni bir temas noktası haline geldiğine dikkat çekti.
Satış sonrası deneyim de sektörde yeni bir rekabet alanı olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin %55’i son mobilya alışverişini sorunsuz tamamladığını belirtirken, teslimat gecikmesi %14, satış sonrası destek yetersizliği %13 ve kurulum-montaj sorunları %12 ile en sık karşılaşılan problemler arasında yer aldı. Güleç, güçlü markaların sadece iyi ürün üretmekle kalmayıp, tüketiciye araştırmadan satın almaya, teslimattan satış sonrasına kadar kesintisiz ve güvenilir bir deneyim sunması gerektiğini vurguladı.
