İzmir’de Gayrimul Yatırımlarına Yeni Yönelim Ne?

27.04.2026
A+
A-
İzmir’de Gayrimul Yatırımlarına Yeni Yönelim Ne?

Nippon Paint – Betek, Türkiye’nin ekonomik potansiyelini ve yerel dinamiklerini değerlendirmek üzere başlattığı “Filli Boya ile Gündem Sohbetleri” buluşmalarına İzmir ile devam etti.

Sektörün öncü ismi Nippon Paint – Betek, iş ortaklarıyla bağlarını güçlendirmek ve sektörün nabzını tutmak amacıyla hayata geçirdiği “Gündem Sohbetleri” serisinin ikinci durağı olarak İzmir’de bir araya geldi. Toplantıda, gayrimenkuldeki yeni dönem sinyallerinden binalarda enerji verimliliğine kadar geniş bir yelpazede şehrin ve sektörün geleceği değerlendirildi.

Nippon Paint – Betek Türkiye Genel Müdürü Hasan Gökhan Güner, paydaşlarla doğrudan görüş alışverişinde bulunmayı ve projelerde çözüm ortağı olarak ilerlemeyi kurum kültürü olarak benimsediklerini belirtti. Güner, Merkez Bankası verilerine göre halkın portföyünde %55 pay alan altın yatırımının fiyat bazlı doyuma ulaştığını, bu nedenle yatırımcıların gayrimenkule yöneleceğini söyledi. Ocak ve şubat aylarında başlayan bu eğilimin nisan ayı itibarıyla gayrimenkul talebinde ve fiyatlarında güçlü bir hareketlilik yaratacağını öngördüklerini ifade etti. İnşaat malzemeleri sektörüne doğrudan yansıyacak bu ivmeyi, Türkiye’nin merkezi bir üretim üssü olma potansiyeliyle birlikte değerlendirdiklerini aktardı.

Pandemi sonrası küresel tedarik zincirindeki değişimlerin Türkiye için stratejik fırsatlar sunduğuna dikkat çeken Güner, Çin’in tek üretici ve dağıtıcı rolünün değişmesiyle Avrupa ve Amerika’nın tedarik zincirini çeşitlendirme kararı doğrultusunda yatırımlarını hızlandırdıklarını söyledi. Kasım 2025’te Gebze’de tam otomasyonlu yeni su bazlı boya üretim tesisini faaliyete geçirdiklerini belirten Güner, bu yatırımın kapasiteyi iki katına çıkardığını ve şirketin sektördeki gücünü pekiştirdiğini vurguladı.

Nippon Paint – Betek Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arzu Uludağ ise, 2019 yılında Nippon Paint Group bünyesine katılmalarıyla küresel uzmanlığı yerel güçle birleştirdiklerini ifade etti. Uludağ, “Bugün grubun marin’den otomotive kadar her kategoride dünya çapındaki uzmanlığını kendi yetkinliğimizle harmanlıyoruz. Filli Boya ile 25 yıldır pazarın belirleyici gücü olmanın yanı sıra, sektörde akla ilk gelen ve arama motorlarında en çok aranan markayız. ‘Türkiye’nin Güven Markaları’ listesindeki tek boya markası olma gururumuzla bu başarıyı sürdürülebilir kılıyoruz” dedi.

Toplantıda, iklim krizinin yapılar üzerindeki etkisi ve bu sürece karşı geliştirilen inovatif ürünler de ele alındı. Filli Boya’nın Türkiye, Japonya, Avustralya ve Çin’deki Ar-Ge ekiplerinin dört yıllık ortak çalışmasıyla geliştirilen Nucleus dış cephe boyasının sunduğu çözümler tanıtıldı. Frontier Polymer Technology® ile üretilen bu teknoloji, maksimum su iticilik, nefes alma ve kendi kendini temizleme özelliklerini bir arada sunuyor. Canlı organik renklerde 5 yıl, pastel tonlardaki inorganik renklerde ise 10 yıl kesintisiz renk solmazlık garantisi vererek sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor. Ayrıca, Nippon Paint – Betek’in Türkiye’de Greenguard Gold sertifikasıyla sunulan sıfır VOC (uçucu organik bileşik) standartlı ürünlerinin yaşam alanlarında en yüksek sağlık kriterlerini karşıladığı belirtildi.

Toplantının önemli gündem maddelerinden biri, binalarda enerji performansını yeniden tanımlayan TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardındaki güncelleme oldu. Önceden ısıtma yüküne odaklanan ve sıcak iklim bölgelerindeki ısı yalıtım ihtiyacını sınırlı ele alan eski anlayış, yeni standartla birlikte yerini bütüncül bir yaklaşıma bıraktı. Türkiye’deki iklim bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarılarak en sıcak ve en soğuk bölgeler için daha hassas çözümler üretmenin önü açıldı. Revize edilen standart kapsamında, İzmir’in de içinde bulunduğu ılıman ve sıcak şehirlerde ısı yalıtım malzemesi için minimum kalınlıklar her bölge için ortalama 3-5 cm artırıldı. Özellikle İzmir’de ısı yalıtım kalınlığının 4 cm’den 8 cm’ye çıkarılması, sıcak bölgelerde konfor ve tasarruf yaklaşımının değiştiğini gösterdi.

Bir ortamı 1 derece soğutmak için harcanan enerjinin, 1 derece ısıtmaktan yaklaşık iki kat daha maliyetli olması nedeniyle yeni mevzuat, ısı yalıtımını sadece kışın değil yazın da hayati gereklilik haline getirdi. “Sıcak bölgede ısıtma ihtiyacı az, o halde ısı yalıtımına gerek yok” yanılgısı yerini “soğutma enerjisini korumalıyız” bilincine bıraktı. Binaların kullanım amacına göre (konut, hastane, AVM, yurt vb.) ayrı enerji limitlerinin belirlendiği bu düzenlemeyle, 2008 standartlarına kıyasla daha enerji verimli binaların yolu açıldı. Artık sadece toplam enerji limitlerine değil, yapı bileşenlerinin ısı geçirgenlik (U) değerlerine de uyulması zorunlu hale getirildi. Bu bütüncül dönüşüm, yeni inşa edilecek binaların yanı sıra standartlara uygun şekilde yenilenecek mevcut yapıları da kapsayarak sürdürülebilir bir geleceğe hizmet ediyor.

Gündem Sohbetleri buluşmasında, sektörün belirleyici gücü Dalmaçyalı’nın, yeni standartların gerektirdiği yüksek kalınlık ve üstün performans ihtiyaçlarına Türkiye’nin tüm sistem bileşenlerini kendi bünyesinde üreten tek entegre üreticisi olarak yanıt verdiği ifade edildi. Isı yalıtım sistemini oluşturan ve birbirleriyle uyum içinde çalışan yedi temel bileşenin tamamını kendi tesislerinde üreten Dalmaçyalı’nın, bu mühendislik gücü sayesinde en zorlu iklim kuşaklarında bile uzun ömürlü sistem garantisi sunduğu belirtildi. Kuruluşundan bu yana 81 ilde yaklaşık 290 milyon m² ısı yalıtım sistemini yapılarla buluşturan Dalmaçyalı’nın, bu teknolojik üstünlüğüyle 12 milyondan fazla vatandaşın enerji verimli yaşam sürmesine katkı sağladığı vurgulandı.

İzmir’deki “Gündem Sohbetleri” toplantısına ekonomi dünyasının yetkin isimleri Hakan Güldağ ve Vahap Munyar da katılarak bölge ve ülke ekonomisine dair güncel analizlerini paylaştı. İnteraktif yapıda gerçekleşen buluşma serisi, Türkiye’nin farklı illerinde paydaşlarla bir araya gelmeye devam edecek.