TKE’nin Akıllı Asansör Çözümleriyle Güvenli Tahliye
1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında, TK Elevator (TKE) deprem sonrası binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran bulut tabanlı IoT teknolojilerini tanıttı. Bu sistemler, sismik bir olay sonrası asansörün durumunu uzaktan analiz ederek kontrollü biçimde yeniden devreye alınmasını sağlıyor.
Asansör, yürüyen merdiven ve kentsel mobilite alanında dünyanın öncü şirketlerinden TKE, asansörlerin depremdeki rolünü yeniden tanımlıyor. Şirketin ileri teknoloji çözümleri, depremde asansörü güvenli bir tahliye aracına dönüştürüyor.

Türkiye nüfusunun %70’i deprem riski taşıyan şehirlerde yaşaması, binalardaki güvenlik standartlarını temel bir öncelik haline getiriyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TKE Türkiye CEO’su Artuğ Özeren, deprem sonrasında binalardan insan tahliyesini kolaylaştıran akıllı teknolojileri paylaştı.
Türkiye’nin depremselliğine dikkat çeken Özeren, “Topraklarımızın %92’si deprem kuşağında yer alırken, nüfusumuzun %70’i bu riskle her an karşı karşıya olan bölgelerde yaşıyor. Ülkemizde şehirleşme hızı çok yüksek. TÜİK verilerine göre nüfusun %93’ü şehirlerde yaşıyor. Şehir merkezlerindeki alan kısıtı ve artan maliyetler, dikey yapılaşmayı hızlandırırken, akıllı bina mobilite çözümlerine olan ihtiyacı artırıyor. Biz de deprem riskinin ve şehirleşme hızının yüksek olduğu ülkemizde, kentsel hareketliliği güçlendiren, insanların güvenli erişimini ve yaşam kalitesini artıran yenilikçi teknolojiler geliştiriyoruz” dedi.
TKE’nin sismik sensör teknolojisi, depremin ilk dalgalarını algılayarak asansörü anında en güvenli kata yönlendiriyor. Sistem, yolcuların saniyeler içinde tahliyesini sağlarken, önleyici mekanik korumalar sayesinde asansörün yapısal bütünlüğünü koruyor. Bu teknoloji, afet sonrası oluşabilecek yüksek maliyetli onarımların ve uzun süreli devre dışı kalma durumlarının önüne geçiyor.
Deprem sonrası binaların hızla işlevsellik kazanması, özellikle hastaneler, oteller, iş merkezleri ve yüksek katlı konutlar için hayati önem taşıyor. TKE’nin bulut tabanlı IoT platformu MAX, sismik bir olay sonrası teknik ekibin binaya ulaşmasına gerek kalmadan asansörün durumunu uzaktan analiz edebiliyor. Yapay zeka destekli bu dijital denetim, sistemin güvenli olup olmadığını tespit ederek kontrollü ve hızlı bir şekilde yeniden devreye alınmasına olanak sağlıyor.
Kentsel dönüşümle yenilenen projelerde EOX platformu ile yapım hızı, enerji verimliliği ve deprem güvenliği artırılıyor. Özeren, “Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede asansörler, yapı güvenliğinin merkezinde yer alan kritik bir bileşendir. Özellikle kentsel dönüşüm süreçlerinde yapım hızını artıran ve ileri teknolojiyi enerji verimliliğiyle buluşturan EOX gibi çözümlerimizle, binaları afet anında hızlı tepki veren akıllı sistemlerle donatıyoruz. Temel hedefimiz, Türkiye’nin yenilenen ve modernizasyonla güçlendirilen yapılarında, sismik güvenliği dijitalleşme ile birleştirerek bir güvenlik standardı haline getirmek” ifadelerini kullandı.
TK Elevator (TKE), dikey ulaşım ve kentsel mobilite alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren lider şirketlerden biridir. TKE; asansörler, yürüyen merdivenler, yürüyen bantlar, platform ve ev tipi asansörler, yolcu biniş köprüleri ile her marka için modernizasyon ve servis hizmetlerini kapsayan geniş bir yelpazede tasarım, montaj ve bakım çözümleri sunmaktadır.
TK Elevator’ın yapay zekâ ve dijital çözümleri sayesinde kentsel mobilitede sınırlar ortadan kalkmaktadır. Şirket, 2020 yılında thyssenkrupp grubundan ayrılarak bağımsız bir yapı kazanmıştır. 2024/2025 mali yılında 9,2 milyar avro ciroya ulaşan TKE, dünya genelinde yaklaşık 50.000 çalışanı, 25.000 servis teknisyeni ve 1.000’in üzerinde servis ve destek merkeziyle faaliyet göstermektedir. TK Elevator, insanları harekete geçiren her şeyden ilham almaktadır.
