Solar3GW TarımGES’inde ilk hasat: Verim ne oldu?

27.10.2026
A+
A-
Solar3GW TarımGES’inde ilk hasat: Verim ne oldu?

Güneş enerjisi alanında çalışan düşünce kuruluşu Solar3GW, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) Konya Ovası’nda kurduğu 60 kW’lık pilot TarımGES (Tarıma Entegre Güneş Enerjisi Santrali) projesinde ilk ürünler hasat edildi.

Proje kapsamında güneş panellerinin altına ekilen şeker pancarı ve karabuğdaydan ilk olarak karabuğday hasat edildi. İlk sonuçlara göre, karabuğday üretiminde verimlilik kontrol sahasına kıyasla yüzde 7 artarken su tüketimi yüzde 20 azaldı. Bu sonuçlar, Türkiye gibi su stresi yaşayan ülkelerde tarımsal üretim ile güneş enerjisi üretimini bir araya getiren TarımGES uygulamalarının su kaynaklarının korunmasına ve verimin artırılmasına katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor.

Haber Detay

Tarımsal üretim ve enerji üretimi arasında denge kurmayı amaçlayan TarımGES’ler, özellikle su güvenliğinin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum açısından önemli bir potansiyel taşıyor.

TarımGES’ler çiftçinin ekonomik yükünü azaltabilir

Pilot projenin uygulayıcısı ODTÜ-GÜNAM Entegre Fotovoltaik Teknolojileri Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Talat Özden, kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri ve iklim belirsizliğinin tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Özden, artan sulama ve enerji maliyetlerinin de çiftçiler üzerinde ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu ifade etti.

TarımGES’in bu sorunların önüne geçebileceğini vurgulayan Özden, “Aynı arazi üzerinde eş zamanlı gıda ve enerji üretimi, tarımın karşı karşıya olduğu bu çok boyutlu sorunlara bütünleşik çözümler sunma potansiyeline sahip. Doğru ürün seçimi, uygun iklim koşulları ve tarımsal ihtiyaçları esas alan sistem tasarımlarıyla arazi kullanım verimliliğini artırmak, su kullanım etkinliğini iyileştirmek ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak mümkün. Ancak burada temel önceliğimiz, tarım arazilerinde elektrik üretmek değil, tarımsal üretimi daha verimli, dirençli ve sürdürülebilir hâle getirmek olmalı. TarımGES sistemlerinin başarısını yalnızca ürettikleri elektrikle değil, tarımsal üretime sağladıkları somut katkılarla da değerlendirmeliyiz. Çünkü bu teknolojinin gerçek değeri, enerji üretirken tarımı koruyabilmesinde ve mümkün olduğunda güçlendirebilmesinde yatıyor” dedi.

Turhan: “TarımGES, kazan-kazan modelidir”

Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan, TarımGES sistemlerinin çiftçilere tarım gelirine ek olarak elektrik üretiminden de gelir sağlama imkânı verdiğini vurguladı.

Turhan, “Bazı yüksek katma değerli ürünlerde geleneksel tarıma göre daha fazla gelir elde edilebilir. Gelir düzeyi ürün çeşidine ve yerel piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir. Ancak TarımGES uygulamalarıyla ilgili oluşmuş yanlış bir kanı var: Çiftçiler, TarımGES uygulamaları nedeniyle tarım arazilerini kaybedeceklerinden endişe ediyor. Konya’daki pilot uygulamamız, bu konudaki yanlış anlaşılmaların giderilmesine de katkı sağlayacak. Hatta olağanüstü hava koşulları nedeniyle tarım yapılamayan arazilerde güneş panellerinin konulmasıyla ekim ve dikim mümkün olacak. Çiftçi için kazan-kazan durumu oluşuyor: Tarım arazisi korunacak, verim artırılacak ve ucuz enerji üretilecek” diye konuştu.

Enerji arz güvenliği için güneş enerjisi yatırımlarının çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çeken Turhan, mevcut mevzuatın tarım arazilerine GES kurulmasına izin vermediğini belirtti. Yalnızca öz tüketim amaçlı ve arazinin yüzde 1’ini aşmamak kaydıyla kurulum yapılabildiğini ifade eden Turhan, TarımGES mevzuatı için şu öneride bulundu:

“Tarım arazilerindeki toplulaştırma faaliyeti gibi TarımGES alanlarımızı da toplulaştırır ve buna özel alanlar belirleyip bunları TarımGES YEKA’ları olarak ihale edersek ölçek ekonomisinden dolayı büyük fayda sağlayabiliriz. Tarım arazilerimizin sadece yüzde 1’i TarımGES YEKA olarak kullanıldığında, gelişen teknolojilerle yaklaşık 190 GW’lık bir TarımGES potansiyeli ortaya çıkıyor. Bu rakam, hâlihazırda toplam GES kurulu gücümüzün 7 katına denk geliyor.”

TarımGES yatırımları 8-10 yılda kendini amorti edebilir

TarımGES uygulamalarında aynı arazi hem tarımsal faaliyet hem de güneşten elektrik üretimi için kullanılıyor; ancak öncelik tarımsal üretimde. Güneş panelleri ürünü olağanüstü hava koşullarından korurken toplanan yağmur suyu sulamada kullanılıyor. Gölgeleme sayesinde toprak nemini koruyor.

Türkiye’nin TarımGES’lere ihtiyacı olduğunu ve maliyetin düşünüldüğü kadar yüksek olmadığını ifade eden Turhan, “Yatırım orta vadede kendini amorti edebilir. Güneş panellerinin konulacağı konstrüksiyonlar nedeniyle maliyet yüzde 30-40 oranında artabiliyor. Standart güneş santrali kurulumunun megavatı 400 bin dolar iken TarımGES’lerde maliyet 550-560 bin dolara çıkıyor. Ancak tarımsal verimliliği artırması ve enerji üretimiyle bu maliyet karşılanabilir. Bir TarımGES yatırımı 8-10 yıl içinde kendini amorti edebilir. Bu geri ödeme süresi diğer güneş yatırımlarıyla hemen hemen aynı” dedi.

Dünyada TarımGES yaygınlaşıyor, Çin öne çıkıyor

Her ülke TarımGES teknolojisine kendi ekonomik, coğrafi ve politik koşullarına göre farklı stratejilerle yaklaşıyor. Devlet destekleri, yasal düzenlemeler ve teknolojik yenilikler sayesinde tarım ile güneş enerjisi üretimini aynı arazide buluşturan uygulamalar dünya genelinde gelişimini sürdürüyor.

ODTÜ-GÜNAM’ın “Türkiye’nin TarımGES Görünümü 2026” raporuna göre İtalya, son yıllarda TarımGES alanında Avrupa’nın en kapsamlı teşvik mekanizmalarından birini geliştirdi. Yaklaşık 1,1 milyar euroluk teşvik programı oluşturuldu ve 2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 1 GW yeni TarımGES kapasitesinin devreye alınması planlanıyor.

Japonya’da 2013 yılında düzenlenen yönetmeliklerin ardından TarımGES projeleri hızla yaygınlaştı. 2024 yılında TarımGES’lere, Tarım Arazisi Koruma Kanunu kapsamında açık bir statü tanınarak arazi kullanımına ilişkin düzenlemeler artırıldı.

Hindistan’da toplam kurulu TarımGES kapasitesinin 2040 yılına kadar 783 GW’a ulaşabileceği, toplam potansiyelin ise 1,2 TW’tan fazla olduğu tahmin ediliyor.

Çin’de 2022 yılı itibarıyla toplam kurulu gücü 134,55 GW’a ulaşan bin 678 TarımGES projesi bulunuyor. Çin, yalnızca deneysel veya pilot uygulamaların yürütüldüğü bir ülke olmaktan çıkarak TarımGES teknolojilerinin büyük ölçekli ticari uygulamalarının gerçekleştirildiği öncü ülkelerden biri hâline geldi.

Uluslararası örnekler, Türkiye’nin TarımGES alanında kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Standartların geliştirilmesi, potansiyel kapasitenin analiz edilmesi, izleme altyapısının kurulması, toplumsal kabulün güçlendirilmesi, destek mekanizmalarının oluşturulması ve sürdürülebilir iş modellerinin geliştirilmesi bu yol haritasının temel bileşenleri arasında yer almalı. TarımGES projeleri bu sayede yalnızca bir yenilenebilir enerji yatırımı olmaktan çıkıp Türkiye’nin iklime dirençli tarım, sürdürülebilir enerji ve kırsal kalkınma hedeflerini aynı zeminde buluşturan stratejik bir teknolojiye dönüşebilir.