Allianz Trade: Faiz baskısı şirketleri zorluyor
Allianz Trade, 2026 yılının son Küresel İflas Raporu’nu yayımladı. Rapora göre Orta ve Doğu Avrupa Bölgesel İflas Endeksi’nin kademeli olarak gerilemesi bekleniyor. Bu yıl 10 ülkeden 6’sında iflas artışı yaşanırken, önümüzdeki yıl 10 ülkeden 7’sinde iflas sayılarının düşeceği öngörülüyor. Türkiye’de ise enflasyondaki düşüş eğilimi ve ekonomik istikrarın güçlenmesiyle 2027’de iflas adedinin yüzde 7 gerilemesi bekleniyor.
Dünyada ticari alacak sigortası alanında faaliyet gösteren Allianz Trade’in her yıl hazırladığı Küresel İflas Raporu’na göre bu yıl 10 ülkeden 6’sında iflas sayılarında artış yaşandı. 2027 ve 2028’de ise bölgesel farklılıklar görülse de ülkelerin çoğunluğunda iflas sayılarının azalması bekleniyor. Önümüzdeki iki yıl içinde 10 ülkeden 7’sinde iflas adedinde düşüş tahmin ediliyor. Türkiye’de de enflasyondaki düşüş eğilimi ve ekonomik istikrarın güçlenmesiyle önümüzdeki yıl iflas adedinin yüzde 7 azalacağı belirtiliyor.
Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui, şirketler üzerindeki baskının artacağına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Yılın başından bu yana birbiri üzerine eklenen çok sayıda şokun etkisiyle, beklentilerin oldukça üzerinde seyreden faiz oranları, hâlihazırda finansal açıdan kırılgan durumda olan şirketler üzerindeki baskıyı giderek artırıyor. Üstelik bu baskının önümüzdeki dönemde de devam etmesini bekliyoruz. Ülkelerin yüzde 60’ında politika faizlerinin 2027 yılında, önceki 12 ila 24 aylık döneme kıyasla daha yüksek seviyelerde kalması öngörülüyor. Bu durum, şirketlerin finansman maliyetlerini artırırken kâr marjlarını da daraltıyor.
“Batı Avrupa’da banka kredi faizlerinde yaşanacak 100 baz puanlık artışın, şirketlerin faiz giderlerine 6 ila 10 milyar avro arasında ek yük getireceği tahmin ediliyor. Bu gelişmenin özellikle yenilenebilir enerji, telekomünikasyon ve elektrik enerjisi sektörlerinde kâr marjlarını olumsuz etkilemesi bekleniyor. Diğer yandan, enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek seviyelerde seyretmesi de özellikle Avrupa’nın enerji yoğun sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin kârlılığı üzerindeki baskıyı daha da artıracak.”
Orta ve Doğu Avrupa’da bölgesel yavaşlamanın ardında geniş bir farklılaşma
Orta ve Doğu Avrupa’da Bölgesel İflas Endeksi’nin kademeli olarak gerilemesi bekleniyor. Rapora göre endeks, yüzde 78 olan pandemi öncesi ortalamanın ve yüzde 84 olan Küresel Finansal Kriz (GFC) dönemindeki seviyenin oldukça üzerinde kalacak.
2027 yılına kadar iflasların Rusya’da yüzde 14, Bulgaristan’da yüzde 9, Romanya’da yüzde 4, Çekya’da yüzde 3, Estonya’da ise yüzde 10 artması bekleniyor. Raporda Rusya, Bulgaristan ve Romanya’da önümüzdeki yıl da iflas artışlarının devam edeceği belirtiliyor. İflasların Romanya, Çekya, Estonya ve Türkiye’de ise düşüş eğilimine gireceği; Romanya’da yüzde 6, Çekya’da yüzde 1, Estonya’da yüzde 3 ve Türkiye’de yüzde 7 azalacağı ifade ediliyor.
Allianz Trade İflas Araştırmaları Baş Analisti Maxime Lemerle, genel olarak inşaat, perakende ve hizmet sektörlerinin risklere en fazla maruz kalan sektörler olarak öne çıktığını söyledi.
“Risk altındaki toplam istihdamın yaklaşık yüzde 60’ı, yani 1,6 milyon kişi Avrupa’da bulunuyor. Bu tabloda Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık başı çekiyor. Avrupa’yı, risk altındaki toplam istihdamın yüzde 24’ünü oluşturan 650 bin kişiyle Kuzey Amerika takip ediyor. Her iki bölge açısından da bu rakamlar son 13 yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor. Asya’da ise riskin etkileri hissedilmekle birlikte daha sınırlı kalıyor. Bölge, 305 bin kişiyle risk altındaki toplam istihdamın yalnızca yüzde 11’ini oluşturuyor.”
Rapora ilişkin ayrıntılı bilgiye https://www.allianz-trade.com/tr_TR/hakkimizda/allianz-trade-bizden-haberler/iflas-gorunum-raporu-2026-2027-2028.html adresinden ulaşılabiliyor.
İletişim
Bedia Dernek
Allianz Trade Pazarlama Müdürü
0212 290 76 10
[email protected]
LinkedIn: linkedin.com/company/allianz-trade-turkey/
Seher Saygın
Artı İletişim Yönetimi
0212 347 03 30
[email protected]
Allianz Trade hakkında
Allianz Trade, şirketlere yurt içi ve ihracat pazarlarında güvenli ticaret çözümleri sunarak kârlı bir şekilde büyümelerine destek oluyor. 40 ülkede 5.800 çalışanıyla 545 milyon şirketi takip eden Allianz Trade, güçlü bir bilgi ağına sahip. Şirket, müşterilerinin alacak riskini onlarla birlikte yöneterek doğru pazarlarda kredibilitesi yüksek firmalarla çalışmaları için destek veriyor. Allianz Trade’in günlük olarak takip ettiği şirketlerin toplam büyüklüğü, küresel GSYİH’nin yüzde 98’ini oluşturuyor.
Ticari bir alacağın ödenmemesine bağlı olarak ortaya çıkabilecek kayıpları tazmin eden alacak sigortasının nihai amacı, şirketleri büyük ölçekli kayıplara karşı korumak. Kayıp gerçekleştiğinde uzman küresel tahsilat ağı ve yerel avukatlık büroları sayesinde alıcı hangi ülkede olursa olsun tahsilat yetkisini devralan Allianz Trade, hukuki ve bürokratik tüm işlemleri ilgili ülkede müşterisi adına doğrudan yürütüyor. Şirket, müşteri ilişkilerini koruyarak olumlu sonuçlar alınmasını sağlıyor.
Allianz Grubu’nun bir iştiraki olan ve alacak sigortasında dünya lideri konumundaki Allianz Trade, S&P tarafından AA kredi notuna layık görüldü. Şirketin 2024 yılı konsolide cirosu 3,8 milyar Euro, dünya çapındaki firmalara sağladığı yıllık teminat tutarı ise toplam 1,4 trilyon Euro oldu.
Daha fazla bilgi için www.allianz-trade.com/tr adresi ve LinkedIn ziyaret edilebilir.
Allianz Grubu hakkında
Dünyanın en güçlü sigorta ve finans topluluklarından Allianz Grubu, yaklaşık 70 ülkede 156 bini aşkın çalışanıyla 128 milyon müşterisine sigortacılık ve varlık yönetimi hizmeti veriyor. Sigorta müşterileri adına yönettiği 776 milyar avronun yanı sıra PIMCO ve Allianz Global Investors şirketlerinin yönettiği 1,9 trilyon avroyla dünyanın en büyük varlık yönetimi şirketleri arasında yer alıyor. 2024 yıl sonu itibarıyla 179,8 milyar avro toplam iş hacmine sahip olan Allianz Grubu, 16 milyar avro faaliyet kârına ulaştı.
Allianz Grubu, Türkiye’de Allianz Trade, Allianz Partners ve Allianz Türkiye şirketleriyle faaliyet gösteriyor. Bu topraklardaki faaliyetlerine 1923 yılında Şark Sigorta adı altında başlayan Allianz Türkiye, Cumhuriyetle yaşıt olarak 2023 yılında 100’üncü yılını kutladı. Şirket, 2008’den bu yana Allianz Grubu’nun bir parçası olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
Allianz Türkiye’nin çatısı altında elementer sigortalarda Allianz Sigorta, bireysel emeklilik ve hayat sigortalarında Allianz Yaşam ve Emeklilik ile Allianz Hayat ve Emeklilik şirketleri bulunuyor. Müşteri deneyimi, çeviklik, dijitalizasyon, çalışan bağlılığı, sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında sektöre öncülük eden Allianz Türkiye; 2.500 çalışanı, 13 bölge müdürlüğü, 5.200 acentesi, 1.400 banka şube kanalı ve 10.000’i aşkın anlaşmalı kurumuyla 81 ilde 8,3 milyon müşterisine ihtiyaç duydukları her an “Allianz Seninle” diyebilmek için çalışıyor.
Allianz Grubu desteğiyle 2019 yılında 35 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen Allianz Teknik, Türkiye’de uluslararası akreditasyon standartlarına uygun ilk ve tek akredite deprem laboratuvarı olarak hizmet veriyor. Aynı zamanda ülkemizde yangına tepki testleri yapma yetkisine sahip 3 akredite kurumdan biri olan Allianz Teknik’le birlikte, Allianz’ın 2008 yılından bu yana Türkiye’ye yaptığı yatırımlar 1 milyar avroyu aşıyor.
2019 yılından bu yana Türkiye’deki yatırıma açık olmayan şirketler arasında ilk ve tek entegre raporun sahibi olan Allianz Türkiye, “Allianz ile Geleceğin Güvende” stratejisi doğrultusunda sigortacılığın dönüştürücü gücünü toplum, gezegen ve ekonomi için harekete geçirirken ekosisteminde kalıcı bir dönüşüm hedefliyor.
www.allianz.com.tr
Geleceğe dair ifadelerle ilgili temkin notu
Burada yer alan bazı ifadeler, gelecekle ilgili beklentilere ve yönetimin mevcut görüş ve varsayımlarına dayalı ileriye dönük ifadeler olabilir. Bu ifadeler bilinen ve bilinmeyen riskler içerdiğinden gerçek sonuçların, performansın veya olayların, ifadelerde belirtilen ya da ima edilenlerden farklı olmasına yol açabilir.
Bu tür sapmalar, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla şu faktörlerden kaynaklanabilir: (i) genel ekonomik koşullar, özellikle Allianz Grubu’nun temel iş kolundaki ve ana pazarlarındaki ekonomik koşullar, (ii) finansal piyasaların performansı, özellikle piyasa oynaklığı, likidite ve kredi olayları, (iii) doğal afetler de dahil olmak üzere sigortalı hasar olaylarının sıklığı ve şiddeti ile zarar giderlerinin gelişimi, (iv) hastalık ve ölüm oranları ile trendleri, (v) kalıcılık seviyeleri, (vi) özellikle bankacılık sektöründe kredi temerrütlerinin boyutu, (vii) faiz oranları, (viii) Euro-Dolar paritesi de dahil olmak üzere döviz kurları, (ix) vergi düzenlemeleri de dahil olmak üzere yasa ve düzenlemelerdeki değişiklikler, (x) ilgili birleşme konuları ve yeniden yapılanma önlemleri dahil şirket alımlarının etkileri ve (xi) yerel, bölgesel, ulusal ve/veya küresel ölçekteki genel rekabet faktörleri.
Bu faktörlerin çoğunun terörist faaliyetler sonucunda meydana gelmesi veya etkisinin artması daha olasıdır.
